Geçen yaz
Bir dut ağacının altında roman okuyarak
geçirdim
Dut taneleri düşerdi sayfalara
Tipkı tatlı bir yaz yağmuru gibi
Büyük taneli tıpırtılarıyla
Kendimi dut ağacının gölgesini yiyen
Bir ipek böceğine benzetirdim.
Zaman zaman çok yalnızım
Kalbiye arsız sarmaşıklar gibi her sabah Bikmadan trmanıyorum güneşin tahta Güneş tozlar püskürtüyor koca ağzından aslında hiçbir şey görünmüyor
Kalbiye Kalbim kocaman bir kelebekti
Kalbiye perdesine.
Mor çiçeklerle açılmak için dünyaya.
Yaşasaydın, hayatının ortasına
Güller yiğan bir adam olsun isterdim babam.
Sen bir çocuk romanı annesi ol isterdim.
Ölü misır tarlaları hışırdıyordu
Ve kalbimde çıngıraklı yılan sürüleri
Diye başlayan bir çocuk romaninda...
Şalına sarinırdın toprağa sarınır gibi
Erken öleceğini biliyordum bana bırakmak için,
Bu acimasiz ölü anne sesini