Bizler ölüyüz. Asıl hayatımız gelecektedir. Geleceğe bir avuç toz ve kemik parçacığı olarak katılacağız. Ama o geleceğin ne kadar ileride olduğu bilinmez. Bin yıl da olabilir. Şu anda bilincimizi ve basiretimizi yavaş yavaş genişletmekten başka hiçbir şey müm-kün değil. Topluca hareket edemeyiz. Bilgimizi ancak bireyden bireye, nesilden nesile aktarabiliriz.