Realistik akımının etkisiyle İngiliz romanı türünde eserler veren Henry Fielding, Joseph Andrews romanının yazarıdır. Bu roman aslında Richardson’un Pamela eserinin bir paradosi olarak düşünülmektedir. Aynı zamanda epistolarik ve picaresque roman türünde kaleme alınmıştır. Richardson’un Pamela karakteri erdemli ve iffetli bir kadındır. Aynı özellikleri taşıyan karakter bu sefer Joseph Andrews olmuştur. Cinsiyet farkı vardır ama karakterlerin özellikleri aynıdır. Ayrıca Andrews, Pamela isminde akıllı bir ablaya sahiptir. Onu sürekli över ve yaşadıklarını yazarak sürekli olarak mektup gönderir. Richardson’un Pamelasıyla benzer durumları yaşayan Andrews, asil bir lordun evinde işe başlar. Kısa bir süre sonra lord ölür ve Lady Booby Andrews’i beğenerek ona yaklaşmaya çalışır. Andrews ise ilişki kurmayı reddeder. Evin hizmetlisi Slipslos da aynı amaçlarla Andrews’e yaklaşır ama o yine direnir. Sonunda da Andrews evden kovulur. Yolculuğa çıkmasıyla bu yolculukta başına gelen olaylarla beraber halkın ikiyüzlülüğünü ve kibrini yansıtır. Bölüm bölüm olan roman farklı hikayeler barındırır. Londra’da ki hayatı mizahi bir üslupla hicveder. Andrews’in yola çıkmadaki amacı ise nişanlısı Fanny’e ulaşmaktır.
Richardson’un Pamela’sından farklı olarak Andrews iffetini, erdemini ve ahlakını koruduğu için hoş karşılanmaz ve kovulur.
Gothic türünde yazılmış bir eser olmasına rağmen Horace, realistic fiction özelliklerini de kullanmıştır. Baş kahraman olan Manfred prenstir ve tahtın varisi olan oğlu garip bir şekilde öldürülür. Bu ölümden sonra olay örgüsü başlar. Manfred artık ardından tahtın varisi olmadığı için oğlunun ölmeden önce evleneceği Isabella ile evlenmek ister. Manfred evli olmasına rağmen bu arzusu için prenses Hippolita’yı boşamak ister. Olaylar iyice karmaşıklaşır. Aynı zamanda kehanet ve hayaletler de olay örgüsünde yer alır. Kehanet önceden kaleyi hükmeden Alfonso ile ilgilidir. Tahtın asıl varisi Manfred değildir.
Manfred’in kızı Mathilda ise babası tarafından sevilmez ve hor görülür. Bunun sebebi Mathilda’nın bir kadın olmasıdır. Bir kadının tahtta olması mümkün değildir ve Manfred’in istediği tahta geçebilecek bir erkek çocuğa sahip olmaktır. Eserin sonlarında masum Mathilda babası tarafından kazayla öldürülür ve trajik bir ölüm gerçekleşmiş olur. Ardından dev hayalet kehaneti ilan eder. Şato parçalanmaya başlar. Tahtın asıl varisi olan Theodore prens olur ve kehanet yerine getirilir.