-Sevgi kilidi olmayan tek hazinedir.-
-Sevgisiz kalp ışık girmeyen mabet gibidir.-
-Sevgisiz yürek ya pas tutar ya buz tutar.-
(Sevgi sıcak su gibidir, tüm buzları eritir.)
-Sevgi tüm olumsuz duygu ve hislerin panzehiridir.-
-Ne olur...!
Beni yalnızca çicek açtığımda sevme.-
1.
-Mutluluğu aramaktan,
İnsanların mutlu olmaya hiç vakitleri yok.-
(-Mutlu geceler, neden sadece bir kadının kirpikleri kadar uzun olur?-)
-Ne mutlu...!
Gün doğumunun mutluluğunu, gün batımına taşıyabilenlere.-
(-Hanımlar, Beyler...!
Biraz da bana yağar mısınız mutluluğunuzu?
-Mutluluğun anahtarı,
varlığına şükrettiğimiz insan sayısını artırmaktır.-)
-Her güleni mutlu mu sanırsınız?-
-Ne her güleni mutu,
Ne de her ağlayanı dertli sanmayın.-
-Acısı çok olanın gülüşü
ya yavandır, ya da yalandır.-
Her yer mutsuz kadınlarla mutsuz adamların,
Umutsuz evlilikleriyle doldu.
.
Sevmemek için bahanemiz hazır,
ya çok yoğunuz ya çok yorgunuz (!), uyumak için önümüze sonsuzluğu sermişken kâinat.
-Oysa bir kıvılcımın parlayıp sönmesi kadardır, bahanelerle geçiştirdiğimiz şu hayat.-
Aç parantez (Evliliği pişmanlık müessesesi haline getirdik, bravo bize...(!))
.
-Aşk kanatlandırır,
Dünyanın yükü kalkar insanın üzerinden.-
-İnsan şekerciye girmiş çocuğa döner, içine aşk girince.
İnsan kendini sönmüş balon gibi hisseder,
içinden aşk çıkınca.-
.
-Aşk,
Ki insan coğrafyasının en güçlü duygusu;
Ya yıldırım çarpmışa,
ya da üstünden tren geçmişe döndürür insanı.-
İnsan bazen sevinçten deliye, bazen de üzüntüden ölüye döner.-
(Aslında aşk bir ölüm halidir.-
-Ne zaman ki aşk biter,
İşte o zaman insan hayatta olduğunu hatırlar.-
Ya da,
-Aşk, sürekli bir susuzluk halidir.-)
-Aşk, kalpte barınır kalpte gizlenir,
ve sadece gönül gözüyle izlenir.-
Dolayısıyla,
-Aşkın dili gözcedir.- Ve
-Kalbe dokunmanın yolu gözceden geçer.-
Aşkın çiçeği, gözlerdeki nemde büyür.
.
Aç parantez (Aşk ve ölüm ikisi de kalpten vurur.-
Gerçi insan, kırık kolla kırık bacakla yaşayamıyor ama,
Kırık kalple yaşamayı (ki bütün kalp kırıkları insan yapımıdır.),
Kırıla kırıla kırılmamayı,
yıkıla yıkıla yıkılmamayı öğreniyor
önünde sonunda.-)