Semih Oktay

Semih Oktay
En sevdiğim,,, tam puan verdiğim romanlar: 5. DOKTOR JİVAGO Boris Pasternak 4. SALAMBO Gustave Flaubert 3. ÇİNGENEM Zaharia Stancu 2. KÖR BAYKUŞ Sâdık Hidâyet 1. PARA  Pierre Rey Sırtına yıldızlar kondurdum bu kitaplardan üçünün!
Raksedercesine yürüyen bir maralın ardında...
Zırhlı kapı sessizce açıldığında İnes, sadece bir an durmuştu eşikte: Sadece ve sadece, şu sefil bankacının onu bütün görkemiyle görebilmesi için. Ve bu görkem, yerleri süpüren bir siyah vizon mantonun ön yırtmacından adeta fışkıran mor meşin çizmelerle daha bir yücelik kazanmaktaydı. Bu siyah güneş karşısında gözleri kamaşan Homer Kloppe, İnes'in buz gibi bakışlarını görünce hemen başını eğmiş ve geçmesi için kenara çekilmişti. Bütün çıkış kapılarını kilitleyen kontaktöre bastı Kloppe; sonra da, uygun adım, İnes'i izlemeye koyuldu. Raksedercesine yürüyen bir maralın ardında iri bir kaplumbağayı andırmaktaydı. Ve neyine, daha çok hayran olmak gerektiğini kestiremiyordu bir türlü Ines'in: Akıl almaz biçimde ince uzun endamına mı, daima ve kendiliğinden dimdik kalan başına mı, yoksa bir çiçek sapı gibi omuzlarından, fışkıran boyuna mı... En son kapının önüne geldiler. Ellerinin titremesini gizlemek için büyük, çaba harcayan Homer, beş harflik bir sözcüğü kurmak üzere kontaktörünü harekete geçirmişti. Bu beş harfin bir araya gelişi sonucunda kasaların bulunduğu salona girebileceklerdi; aynı zamanda tüm alarm sistemleri de geçici olarak duracaktı. Girdiler. Yirmi metre uzunluğunda, sekiz metre genişliğinde büyük bir dikdörtgen odaydı burası. Tavan, taban ve duvarlar, bir atom patlamasına bile rahatça direnebilecek cinste som çelikten yapılmıştı. İnes'in parfönü yayılmıştı odaya, madenin ölümcül soğukluğunu adetâ dindiren: sıcak ve canlı bir esinti gibi. Emredici bir sesle konuştu İnes: "Yatağımı yap!"
Sayfa 51 - HÜR Yayınevi·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Semih Oktay

, bir kitap okudu
8/10
·68 syf.·
2025 25. kitabı
Mary Shelley
8.5/10 · 5 okunma
SİNEKLERİN TANRISI - Nasıl Nobel almış bu eser...
5/10
·261 syf.··
2023 5. kitabı
SİNEKLERİN TANRISI Roman; William Golding; Türkçemize Çeviren:Mina Urgan (6) (21 Şubat 2012) Sineklerin Tanrısı romanını 21 Şubat 2012 günü devrettim. Eser, pek çok arkadaşım tarafından önerilmişti bana; okumak istediğim bir romandı; okudum iyi oldu. Puanım 6 (altı). Tercümesi berbat ötesi idi... Nasıl Nobel almış bu eser bilemiyorum ama benim okuduğum nüshanın tercümesi berbattı. Kahramanları çocuklardan mürekkep bir roman bu. Bir 'ada'da yaşamak zorunda kalan çocukların serüvenleri anlatılıyor biteviye. Heyecanlı olsun için zahir Yazarı çocukları bir arada barış içinde yaşatmıyor; aralarına nifak sokuyor. İnsanlar kavga etmek zorunda değil ama bir eserde bile çocukları birbirleriyle barış içerisinde yaşat(a)mıyorsa büyükler, oturup düşünmek lazım. SİNEKLERİN TANRISI romanını okuyorken sonunda bir b.kluk çıkacak galiba, diyordum.Nasreddin Hocanın bir fıkrası vardır ve bu kitap nedense aklıma o fıkrayı getirdi; getiriyor!.. Hoca pazarda kaymak satıyormuş. Rakibinin kaymağı kalın mı kalın, kendi sattığı kaymak ince imiş, ne kadar uğraşsa da kalın kaymak yapamıyormuş. Bir gün ahıra gittiğinde taze hayvan dışkılarını görünce aklına bir fikir gelmiş. Dışkıların üzerini o ince kaymağıyla bir güzel kaplamış. Görüntü şahaneymiş. Pazarda gururla sergilemiş kaymaklarını. Derken bir müşteri yanaşmış tezgâhına... -Hocam ne güzel kaymak bu, demiş ve parmağına bulayıp tadına bakmış. -Ooo, demiş, Pek de lezzetli yahu! Ardından bir daha alıp övgülerine devam etmiş... -Hocam kaymak dediğin böyle olur vallahi sana helal olsun, derken kaymağın daha fazlasını parmağına bulamaya çalışıyormuş ki Hoca: -Aman Efendi fazla kurcalama şimdi kaymağın b.kunu çıkaracaksın, demiş...
İnsana ve Hayata Dair
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma