Semih Oktay

Semih Oktay
En sevdiğim,,, tam puan verdiğim romanlar: 5. DOKTOR JİVAGO Boris Pasternak 4. SALAMBO Gustave Flaubert 3. ÇİNGENEM Zaharia Stancu 2. KÖR BAYKUŞ Sâdık Hidâyet 1. PARA  Pierre Rey Sırtına yıldızlar kondurdum bu kitaplardan üçünün!

Semih Oktay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·145 syf.·
2025 28. kitabı
Lewis Carroll
7.1/10 · 28,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Rüzgâr hızı kaç olmalı?
Oblomov OBLOMOV okuyordum salondaki kanepede... Binnur hızla geçti elindeki çamaşır sepetiyle önümden: Yüz yetmiş altıncı sayfadan 175'inci sayfaya döndü kitabın yaprağı; odadan çıkarken bu defa olayı tersine yaşadık: 178'inci sayfayı gördüm! Binnur'a bir sayfa geriye gittiğimde oluşan rüzgârından bahsettim. -Yaaa, sahi mi söylüyorsun? diye sordu. Romanı okumaktan başımı kaldırmaya üşendim!
İnsana ve Hayata Dair
Artık kımıldama, Küçük Beyaz Adam!
O anda kavradı Homer, bu kara büyü ayinini andıran sahnenin anlamını: Para, Tanrı'yı simgeliyordu burada; kendi yaptığı iş de , Tanrı'yı ayaklar altına almaktan başka bir şey değildi. İnes’i tanıdığından bu yana -İnes demek, Dişi Şeytan demekti- aynı erotik ayin tekrarlanıyordu hep. Başlangıçta İnes'in sahneye koyduğunu sanmıştı bu ayini: İlk sözleri söyleyen o değil miydi? Ama şimdi şu anda -kendi bankasının kasa dairesinde en değerli banknotlar ve altın parçacıklarından örülü bu yatağın üzerinde- ayrık bacakları tavana doğru dikili bu masal yaratığı zenci kızının bakışları "altında", bir anda kavramıştı söz konusu âyini kendisinin telkin etmiş ve yaratmış olduğunu. Son bir uyarı geldi İnes'ten: "Artık kımıldama, Küçük Beyaz Adam!"
Sayfa 53 - HÜR Yayınevi·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Dolar, mark, İsviçre frangı ve biraz da külçe altın
Cebinden iki anahtar çıkardı Homer Kloppe, ve 829 numaralı kasayı açmaya girişti: Kendi kişisel kasasıydı bu. Bir heykel gibi mağrur ve heybetle ve hiç kımıldamaksızın seyrediyordu İnes. Adamda yaratığı ürpertiyi seziyor ve bununla eğleniyordu. Ve o ürperti, çok geçmeden onu da kavrayacaktı: Bir kadın için, karşısındaki erkek kim olursa ve nasıl olursa olsun, kızıştırmaktan daha kızıştırıcı hiçbir şey yoktur! Kekeler gibi sordu bankacı: "Dolar mı olsun? " İnes, soğuk bir sesle ve gene emreder gibi cevap verecekti: "Dolar, mark, İsviçre frangı ve biraz da külçe altın!" "Mantonuzu çıkarmayacak mısınız? " "İstediğim zaman." Homer dönüp kasaya daldırdı ellerini; ve, avuç dolusu banknot demetleri çıkarıp yere yaydı. Paraları çizmelerinin ucuyla şöyle bir yoklamıştı İnes: "Daha!" dedi.
HÜR Yayınevi·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı