Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2020 03:41
Kitabı okuyunca, aslında herkesin bir miktar "Oblomov" olduğunu gördüm; kiminde az kiminde çok ama herkeste biraz "Oblomovluk" var. Aslına bakarsanız kitap sadece tembel bir adam olan Oblomov'u anlatmıyor, içinde; aşk, tembellik, miskinlik, disiplin, çalışkanlık, vefa, sadakat, kazıklanma v.s. konuları barındırıyor, kısacası hayatı anlatıyor. Oblomov'un hayatı sizi yeri geldiğinde güldürecek, yeri geldiğinde sinirlendirecek yeri geldiğinde de üzecek ama bu roman bitsin istemeyeceksiniz çünkü çoktan içine almış olacak sizi, sanki bitince içinizde bir boşluk oluşacak -tıpkı şu an bu incelemeyi yazarken benim içimde oluştuğu gibi-. Çok uzatmadan son cümlemi yazayım: Okuyun, okutturun! bu zevki siz de tadın.
Oblomovİvan Gonçarov · Timaş Yayınları · 201549,8bin okunma
Aşkın gücü Oblomuvluğu yenecek midir?
10/10
·624 syf.··
2022 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2022 23:56
Peki siz aşık değil misiniz?’’ ‘’Aşık mı? Hayır. Ben bu sözcüğü fazla sevmem. Ben sizi seviyorum!’’ dedi ve sanki gerçekten sevdiğine emin olmak ister gibi biraz ona baktı. ‘’Sevmek!’’ dedi Oblomov. ‘’İnsan annesini, babasını, bakıcısını, hatta köpeğini sevebilir. Bunlar hep aynı sözcükle ifade edilir: ‘Seviyorum’ sanki sevgi bir’ (Sayfa:245) Üşengeç, hiçbirşeyden tat almayan, yerinden bile kıpırdamak istemeyen tembel biridir OBLOMOV...Ki o kadar üşengeç ki üstünü başını hatta ayakkabılarını bile giyip çıkarma işini hizmetçisi Zahar'a yaptırır. Bu kadar üşengeç birini sanırım bu kitapta tanımış oldum:) Ayrıca bütün gün evde oturur, yer içer ve uyur.Her günü neredeyse aynı giderken aşık olur .Ve aşk onu bir müddet olsa da tekrardan canlanır ve sosyal bir hayata kavuşmasını sağlar.İşte tam da burada aşkın gücü ortaya çıkıverir.Kurumuş bir toprağın tekrardan canlanıp filizlenip çiçek açması gibi...Olga ile ilişkileri çok iyi gidiyordu ta ki kızın onunla evlenmek istediğini duyduğu anda herşey bitiverdi.Bunun nedeni de evliliğin birtakım uğraşlar getireceğini, koşuşturmaca içinde olacağını düşündüğü için geri çekti kendini. Yine eski hayatına geri döndü. Tembel, üşengeç hayatına. Gerçekten bu kadarı da olur mu diye düşündüm yani hakikaten aramızda böyle insanlar var mı ? :) Ya hani olur arada bizde de yataktan çıkmak istemeyiz, birşey yapmak istemeyiz ama bunu her gün yapmayız yani. 365 gün evin içinde olmak da nedir ya sağlam insanın psikolojisi bozulur bu şekilde :) E bu da Oblomovluk :) Ne mümkün ah! Ne mümkün unutmak. Ne mümkün aşkı akılla yenmek... Ya ben yaşadığım hayatı anlayamadım ya da bu hayatın hiçbir değeri yoktu. Hayatın çiçekleri döküldü, sade dikenleri kaldı. Demem o ki alıntılardan anlışılacağı üzere Oblomov umutsuz bir vaka olarak kaldı bende.Hiçbir
Duygu ve Düşünce
Oblomovİvan Gonçarov · Timaş Yayınları · 201549,8bin okunma
9/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2024 183. kitabı
OBLOMOV Roman Ivan Aleksandroviç Gonçarov (1812-1891) Lacivert Yayıncılık; 528 Sayfa Rusça aslından çeviren:Leyla Şener (9)(20.02.2017) Devrettim romanı. Romanın Oblomov adlı başkişisi tembel mi tembel biri. Çizmelerini uşağı giydiriyor! Akan burnunu uşağı Zahar'a sildirecek neredeyse; o kadar tembel, varın siz anlayın gerisini. Bu romanın en büyük özelliği tembel mi tembel başkişisi Oblomov'u anlatmaktır ama kadın erkek ilişkileri üzerine birçok faydalı bilgiler, tüyolar veriyor. Evlenecek olan çiftlerin, yeni evli çiftlerin, dahası kırk yıllık evli olanların bile bu eseri okuması evlilik müessesesi adına faydalı olacaktır. Buradan sonrasını romanı okumak isteyenler okumasa iyi olur... Romanın kadın kahramanı Olga karşısına çıkan Oblomov'u seviyor; bir zaman sonra ise âşık oluyor. Oblomov ile Olga buluşmaya başlıyorlar gizli gizli. Oblomov hem evlilikle ilgili yapılması gerekenleri sıraladıkça dehşete düşüyor hem de birileri bu birlikteliği görecek diye ödü patlıyor. Olga, Bir ân önce gel teyzemden beni iste, mealinde Oblomov'a âdeta yalvarıyor. Oblomov ise sadece parkta gizli gizli buluşmakla bile Olga'nın adına bir leke sürmekte olduğunu sanıyor. Bir yandan Olga'yı teyzesinden istemek düşüncesiyle ürperirken diğer yandan evliliğe giden yolda bir bir hâlledilmesi gereken işlerin henüz birincisinde takılıp kalıyor. Oblomov nihayet kendisinin Olga'yı aldatıyor olduğuna karar veriyor. Oturup "üşenmeden" Olga'ya bir mektup yazıyor. Kendisi Olga'ya göre değilmiş... Olga kendisine âşık olduğunu sanıyormuş. Olga mektubu alır, okur ve Oblomov'a karşı olan duyguları yavaş yavaş yitirmeye başlar. Burada Olga'nın Oblomov'a hem âşık olduğu esnada hem de aşk heyecanını kaybetmeye başladığında Gonçarov'un o duyguları betimlemesi muhteşemdi. Not 1: Kitabı bana Karamürselli
İnsana ve Hayata Dair
Oblomovİvan Gonçarov · Timaş Yayınları · 201549,8bin okunma
Tekrar buluşalım olur mu?
Puan vermedi·624 syf.··
2022 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2022 00:19
Size kendinizi okumak ister misiniz diye sorulsa, saçmalama dersiniz değil mi? Oysa böyle şahane bir eserde eminim ki sizlerde hayatta yaşadığıniz ataleti, kendinizle özdeşleşmiş bir eşyanızı anlatan cümlelerle rahatlıkla karşılaşacaksınız. Ve bu ben değil miyim diye içinizden geçireceksiniz. Ivan Goncarov'un belki de tek ünlü eseri Oblomov ile biz bir kez daha karşılaşma sözü verdik birbirimize. Yürek ritmimiz tuttu. Belki sizlerinde tutar, iyi okumalar.
Oblomovİvan Gonçarov · Timaş Yayınları · 201549,8bin okunma
Puan vermedi·624 syf.··
2025 31. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 15:01
Oblomov’un asıl düşmanı tembellik değil, hayata nereden tutunacağını bilememesiydi. O, dünyaya geç kalmış bir yüreğin hikâyesi. .
Oblomovİvan Gonçarov · Timaş Yayınları · 201549,8bin okunma
Puan vermedi·624 syf.··
2025 45. kitabı
Varlıklı bir ailenin tek çocuğu olan Oblomov oldukça tembel ve uyuşuk bir karakterdir. Ailesinden kalan çiftliği denetleme görevi olmasına rağmen o kendisine az rastlanır bir tembellikle vaktini yatağında hayal kurarak geçirir. Sinirlerinizi zıplatacak, saçınızı başınızı yolmak isteyeceğiniz bir roman. Oblomov karakteri sempatik ama fazla tembel. Zaten yazar romanı yazarken doğu ve batıyı karşılaştırmış. Tembel Oblomov doğunun tembelliğini temsili, arkadaşı Sloltz ise batının çalışkanlığını temsil eder. Aslında Oblomovculuk bir akımdır. Amacı olmamak, hiçbir şeyi umursamamak bir oblomovculuk. Okurken “İsraf sadece yemekte değil, ömürde de olur” diyorsunuz. Sözlerimi “Allah ben dahil kimseyi Oblomov’a benzetmesin” duasıyla bitirmek istiyorum. Keyifli Okumalar
Oblomovİvan Gonçarov · Timaş Yayınları · 201549,8bin okunma
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2020 00:40
Öncelikle Leyla Şener'in çevirisinin çok başarılı olduğunu söylemek istiyorum, ayrıca Timaş'ın bu baskısı da gayet kaliteli. Oblomov... Yaklaşık 6 sene önce elimin gittiği ama o an almaktan vazgeçtiğim ve şimdi bu anı hatırladıkça pişmanlık duyduğum kitap. Oblomov benim için neden bu kadar geç okudum diye hayıflandığım kitaplardan biri oldu. Tembelliğin kişisel bir yaşam tarzı/görüşü olmaktan çok öteye geçtiği ve ele geçirdiği bir karakter İlya İlyiç Oblomov. Eminim ki her okuyucu romanda kendinden parçalar yakalayacak ve İlya ile kişisel bir bağ kurup kendini romana kaptıracaktır.
Oblomovİvan Gonçarov · Timaş Yayınları · 201549,8bin okunma
Oblomov - Ivan GONÇAROV (Ya şimdi ya hiçbir zaman, unutma!)
9/10
·622 syf.··
2022 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 11:52
Bazı kitaplar vardır, okurken kendimizden bir parça buluruz. Hatta bazen daha da ileri gider: "Bu kadarı da olmaz, bu kitap beni anlatıyor!" deriz. Hayatın bazı dönemlerinde öyle bir ruh haline bürünüyorum ki... İsmini veremediğim bir ruh haliydi, artık bir ismi oldu: OBLOMOVLUK. Nazım Hikmet'i sever misiniz? Hadi canım, nereden nereye atladın! Bir şiiri var hani, "Yaşamaya Dair" "Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak." Büyük bir ciddiyetle yaşamak... Yapıyor muyuz bunu? Ya da yapamadığımız ruh hallerinde bahanelere mi sığınıyoruz? Erteleyerek mi yaşıyoruz hayatı? Mandıra Filozof'unu izleyenler bilir, "Daha kaç yazın kaldı Cavit Bey?" diye soruluyordu Rasim Öztekin'e. Çok az yaz yaşadı o yıldan sonra ünlü tiyatrocu. Sahi, bizim kaç yazımız kaldı yaşanacak? Kaç defa daha ayvaların çiçek açtığını görebileceğiz? "-Niçin uyuyorsun? -Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için." (s. 434) Uyuyunca geçiyor mu peki bütün dertler? Peki ya uyanınca? İçmek ya da uyumak çözüm mü kurtulmak için dertlerimizden? Eseri okurken sayfa sayfa bekledim: İşte dedim, şimdi atacak üzerindeki ölü toprağını! Bir insanın içindeki közü aşk alevlendirmeyecek de ne alevlendirecek! "Aşk bazen beklemez, insanın içini bir ateş sarar, bütün varlığı ürpertir." (s. 352) Yazar kendi görüşlerini de başarılı bir şekilde sindirmiş esere. Rus insanını, düşünce yapısını, Almanlardan farklarını okura kahramanlar nezdinde sunmuş. Kahraman tahlillerini de oldukça başarılı buldum. Gerek Oblomov, gerek Ştoltz, Olga, Zahar, Agafya Matveyevna karakterleri başarıyla tanıtılmış okura. Okurken özdeşim kurabiliyor, onlarla sevinip onlarla dertlenebiliyorsunuz. "Bu an da geçecek! Dün
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
10/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2022 16:43
"Niçin uyuyorsun?" "Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için." Oblomov nasıl bir kitaptı bir alıntıyla anlat deseler, bu diyaloğu seçerdim. Zira Oblomov, hayatını yaşamak, çalışmak, hareket etmek, gezmek yerine günün hangi saat diliminde olduğu fark etmeksizin uyumayı tercih eden; günlerini yatakta ve aynı odada geçiren bir karakter. Bu yüzden de kitabın ilk yüz sayfası Oblomov'un yataktan kalkma mücadelesi ile geçiyor. Oblomov, çocukluğundan beri bütün işlerin çevresindekiler tarafından yapılmasına alışmış, el bebek gül bebek büyütülmüş bir karakter. Öyle ki yemek yemek ve giyinmek iş olarak yeter diyen, çizmelerini bile kendisi giyemeyen biri kendisi. Bu şekilde anlatınca ne tembel, ne uyuşuk adammış diyorsunuz değil mi? Aslında onunki ne tembellik ne de uyuşukluk, onunki Oblomovluk. Peki nedir bu Oblomovluk? Oblomovluk, bilinçli bir atalet halidir. Bir uyuşukluk değil, aksine fazla uyanıklık ve her şeyin farkında olma halidir. Ancak tüm bu farkındalık nedeniyle ilerlemek istememenin getirdiği bir tükenmişliktir. Kazananların kaybedenlerin çok olduğu bir savaş alanı olan hayatta Oblomov bir savaşçı değil seyircidir. Yaşama savaşına katılmadan bir kenarda durup zamanın geçmesini bekleyen biridir Oblomov. Bu haliyle aklıma Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir sözünü getiriyor: "Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer...Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum." İvan Gonçarov, Oblomov'un ruh halini anlatmakta ve okura aktarmakta o kadar başarılı ki ister istemez ben de kendimi Oblomov gibi uykulu hissettim. Bu açıdan Oblomov karakteri benim en çok özdeşleştiğim karakter olabilir. Çünkü eseri okumaya başlamadan önce canımı hayli sıkan uyuyamama sorunum Oblomov'un o uyuşukluğu ile geride kaldı, kitap bende ninni etkisi yarattı diyebilirim :) Bu durum size kitap çok mu sıkıcı acaba diye
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Üşengeçlik
9/10
·622 syf.··
2022 23. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2022 14:18
İvan Gonçarov , çok fazla eser yazmış bir yazar değildir.Hatta Oblomov hariç meşhur olabilmiş bir kitabı da yoktur. Ama Fyodor Dostoyevski , Anton Çehov u bile yazdığı bu ünlü romanla etkilemeyi başarmış bir kalemdir.Oblomovluk gibi bir görüşünde keza oluşmasını sağlamıştır.Aşırı tembel kişilere bu ifade kullanılmaktadır.İvan, 79 yıllık hayatında hiç evlenmemiştir.Belki de Oblomov gibi evlenmeye üşenmiştir bilinmez. İlk olarak Oblomov un Rüyası şeklinde kitabı kısa bir şekilde yazan yazarımız,annesinin ölümü ve denizle alakalı aldığı görev sonrasında bu işe uzun bir müddet ara vermiştir.Sonrasında tekrar başlamış ve seri olarak yayınlamıştır kitabını.1859,1862 ve 1887 de kitabı İvan tekrar revize etmiştir ama net olarak bugüne kadar gelen Oblomov ancak bu şekilde oluşmuştur. Oblomov a gelince kitap gerçekten çevrenizde çok sık gördüğünüz ama çok da önemsemediğiniz bir insan modeli olan üşengeç insan portresi etrafında kurulmuş.Oblomov, ilk 50 sayfa yatağından sandalyeye geçmek için yalnızca çıkıyor.Kitap boyunca da zaten yatak ve odasından pek dışarıya nadir çıkıyor.Ama uzun yolların ardından bir teklif alıyor.Daha sonra dostluk ve aşk hikayesi Oblomov un hayatını takip eder.Ama karakterimiz Oblomov dur.İşleri bi şekilde hep ters gider.Duygusal yönleri de, komik gelen yönlerini de kitabın hayli fazladır. Kitap, ilk başta da söylediğim gibi çevremizde çok gördüğümüz üşengeç bir insanın hikayesini anlatıyor ve mesajlar yani çıkarılması gerekenler çok doğru ve yerinde.Kitabı bitiren alması gereken mesajı net alır yani. Anlatıcı, 3.tekil şahıs.Görünmez biri gibi.Tarafsız.Bazen güvenilir değildir ve yer yer konu dışına çıkar.Karşılıklı sohbeti boldur. İvan ın romanlarında aynı kendi hayatında da olduğu gibi babalar hep önemsiz, yok ya da arka plandadır.Anneler önemlidir.Oblomov ile İvan
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma

Yazar Hakkında

İvan GonçarovYazar · 7 kitap
Simbirsk, şimdiki adıyla Ulyanovsk'ta doğmuştur. Zengin bir tüccar ailesinin çocuğu olan Gonçarov, Oblomov'unkine benzeyen bir çocukluk geçirmiş, asilzadelerle geleceğin Oblomov'larıyla birlikte özel bir pansiyonda okumuştur. Moskova Üniversitesi'ni bitirdikten sonra, Petersburg'ta otuz üç yıl sürecek ve kendisini yüksek bir göreve kadar getirecek memurluk hayatına başladı. 1847'de ilk eserini, Alelade Bir Hikâye'yi çıkardı.1849'da da Oblomov'un Rüyası bir dergide basıldı. Ama Oblomov son şeklini ancak 1857'de, Marienbad'da bir aylık sürekli bir çalışma süresinden sonra aldı. Bu büyük romanın bir ay içinde yazılması belki de imkânsız görünmektedir, ama unutmamak gerekir ki, "bu eseri yıllarca kafamda taşıdım ve geriye onu ancak kâğıda geçirmek kalmıştı," demiştir yazar. Roman Rusya'da bir bomba gibi patladı. Zaten zaman da pek elverişliydi. Köleliğin kaldırılmasına üç yıl kalmış, bütün edebiyat dünyasında, uyuşukluğa, hareketsizliğe, şaşkınlığa karşı bir savaş açılmıştı. Bunun içindir ki, bir çağdaşın yazdığı gibi "Bütün okuma yazma bilenler Oblomov'u heyecanla okuyorlar. Hiç mübalağa etmeden denilebilir ki bu anda Rusya'da en küçük, en kenarda kalmış bir kasaba yoktur ki orada Oblomov okunmasın, üzerinde tartışılmasın. Oblomov ve Oblomovluk kelimeleri bütün Rusya'ya yayılmış, ebedi olarak dilimize girmiştir." Bu eserden başka, Gonçarov'un 1856'da çıkan ve üç yıllık bir dünya yolculuğunu anlatan "Fregal Pallada" isimli bir eseriyle birkaç eleştirisi ve hikâyesi vardır. Oblomov'dan sonra yazdığı "Uçurum" adlı büyük romanı 1869'da çıkmış ve Gonçarov onunla on yıl uğraştırmıştır.