Emirhan Avcı

Emirhan Avcı
Vazgeçmeyi düşündüğünde, neden başladığını hatırla!
Memur
Üniversite
Kırklareli
Kırklareli
18 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2020 14:40
Okuduğum çoğu kitapta bahsi geçen, sonunda okumuş bulunduğum beşinci Dawkins kitabı. Diline ve üslubuna aşina olduğum için midir yoksa hali hazırda ateist olduğum için midir bilinmez, kitap benim için su gibi aktı gitti. Yer yer alıntılar ve kopukluklar olmasına rağmen hiç ama hiç sıkılmadım. Aklında soru işareti olan ya da olmayan herkese bu harika derlemeyi önerebilirim. Çünkü tanrı ve dinle alakalı aklınıza gelebilecek ne varsa, gerek geçmişten gerekse de günümüzden somut örneklerle, hepsini bir güzel çürütmüş Dawkins Amcamız. Henrik Ibsen'den güzel bir alıntıyla incelemeyi sonlandıralım: "Siz ona inanç dersiniz bizse korku!" İnanmak değil de bilmek isteyen herkese sevgilerimle. Kitapla ve bilgiyle kalın.
Bilim
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,106 okunma
Reklam
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
sosyoloji, ekonomi ve iktisat alanında genelde daha yüzeysel kitapları okumuş olduğum için biraz ağır geldi dili. belki yazıldığı dönem ve çevirisi de bunda etkili olmuştur, bilemedim. 50 sene önce yazılmış olmasına rağmen yaptığı çıkarımlar ve öngörülerin neredeyse hepsi halen toplumda açık bir şekilde görülmekte. reklam olayının patlama yaptığı yıllarda yazılmış olduğu için reklama ilişkin tespitleri ve simülasyon kuramı da kitabın harika noktalarından. kitaptan güzel bir alıntıyla puanımızı verip, sıradaki kitabımıza geçiyoruz: --- spoiler --- "bütün toplumlar her zaman zorunlu harcamalar ötesinde har vurup harman savurmuş, harcamış ve tüketmiştir, çünkü toplum gibi birey de sadece var olmadığını, ama yaşadığını aşırı, gereğinden fazla bir tüketimde hisseder." --- spoiler ---
Bilim
Tüketim ToplumuJean Baudrillard · Ayrıntı Yayınları · 20211,307 okunma
10/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2019 19:22
psikolog beyhan budak hocamızın bir videosu sayesinde listeme giren, az önce bitirdiğim muazzam engin geçtan eseri. okurken 1 ay öncesine kadar bu kitaptan habersiz olduğum için kendimden utandım. insan olmaya, varolmaya dair o kadar güzel tespitler ve çıkarımlar barındırıyor ki insan olmaya çalışan herkes okumalı. 1983 yılıdna yazılmış bir kitabın çoğu yerinde günümüzü, günümüz insanının belli başlı problemlerini gördüm adeta. insan olmak kolay ama insan kalmak zor dostlar, birkaç güzel pasajla yazımı sonlandırmak istiyorum. "bizi asıl yoran, günlük yaşamımızda farkına varmadan maruz kaldığımız bilgi ve uyarım bombardımanları" "özgür insanın uygarlığın ürünü ve göstergesi olduğunu söyleyenler özgürlükle neyi kastediyorlar? insanlık kendi geleceğinin denetimini elinde tutamadığında özgürlükten söz edilebilir mi?" "bir duyguyu 'nasıl' yaşamakta olduğumuzu farkedebilmek, onun geçmişe dönük 'nedenleri'ni açıklayabilmiş olmaktan çok daha büyük önem taşır." "çevresi birinden iyi insan diye söz ederse, bu özelliği dışındaki kişiliğini tanımlayabilmekte güçlük çeker. çoğu geçmişin uslu çocukları olan bu kişiler, çevrelerine sevgi karşılığı rüşvet dağıtırken, kendi kişiliklerinden vazgeçmiş olmanın yarattığı düşmanlık duygularını da sürekli baskı altında tutmak zorunda kalır ve kendilerine yabancılaşırlar. çünkü iyi insan, aslında çevresine olduğu kadar kendisine karşı da iyi olan kişidir." "bir toplulukta ya da buluşmada kendisini gözlemlemeden ve olduğu gibi yaşayabilecek yürekliliğe sahip olan bir kimsenin sonradan konuşacağı bir şey olmaz, yaşanan yaşanır ve biter." "insan kendine değer verebildiği oranda başkalarına da değer verir; diğer insanlara gerçek anlamda değer verdiğini hissettikçe kendisini de değerli bulur." "entelektüel üstünlüğünü kanıtlamak, için
Felsefe
İnsan OlmakEngin Geçtan · Remzi Kitabevi · 201533,4bin okunma
10/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2018 19:21
her sayfasında insanı vuran özellikle toplama kampında geçen zamanı anlatan ilk bölümüyle insanı ayrı bir sarsan viktor frankl eseri. kitabı elime aldığım gibi 20 sayfa okur bırakırım kafasındaydım, uyumaya karar verdiğim sonuna gelmiştim. çok iyi bir anlatım ve çok vurucu pasajlar ile bu yıl okuduğum en iyi kitaplar arasına şimdiden girdi. zamanında antidepresan kullanmış halen de ufak tefek takıntı ve kaygılarla boğuşan benim için logoterapi yöntemini de keşfetmemi sağladı. kitaba puanım söylememe gerek olmasa da, 5/5 o vurucu pasajlardan birkaçını siz sevgili suserlerle de paylaşmak istiyorum: "başarıyı amaçlamayın. bunu ne kadar amaç haline getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar. çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi oluşmalı ve kişinin, kendisinden daha büyük bir davaya kişisel adanışının bir yan etkisi olarak ortaya çıkmalı." "eğer yaşamda gerçekten bir anlam varsa, acıda da bir anlam olmalıdır. acı da yaşamın kader ve ölüm kadar silinmez bir parçasıdır. acı ve ölüm olmaksızın, insan yaşamı tamamlanmış olmaz." "insanın 'mutlu olmak' için bir nedeni olmalıdır. bu neden bulunduktan sonra mutluluk otomatik olarak gelir." "nietzsche'nin şu sözlerinde bilgelik vardır: "yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıl'a dayanabilir." "kişi, hizmet edeceği bir davaya ya da seveceği bir insana kendini adayarak ne kadar çok kendini unutursa, o kadar çok insan olur. ve kendini de o kadar çok gerçekleştirir."
Felsefe
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2018 19:20
cal newport, benim 2016’dan beri takip ettiğim ve dilimize çevrilmesini dört gözle beklediğim, çok sevdiğim bir yazar. nedenine gelecek olursak, hayatımdaki en büyük yol ayrımını, kendisinin ve onunkilere benzeyen yazıları keşfedince yaşadım. bana bu zorlu yolda çok emeği geçmiştir uzun lafın kısası. neydi bu yol ayrımı? hayatımın dizginlerini tekrar ele almak; en azından büyük bir kısmını ve her şeyden önemlisi temiz bir başlangıç yapmak. yıllar yılı yıpranmış ve odaklanmaktan uzak beynimi, yavaş ve meşakkatli bir yapılanma sürecine sokup sırasıyla bunun meyvelerini topladım. halen daha üzerinden çalışıp, daha odaklanmış ve daha berrak bir zihne sahip olma çalışmaları yapıyorum. pürdikkat da tam zamanında imdadıma yetişti. yazıyı çok dağıtmadan, newport’un türkçe olarak okuduğum bu ilk kitabına dönelim: “odaklanma becersini nasıl yitirdik, nasıl geri kazanabiliriz?”. kapaktaki bu cümle aslında bizleri nelerin beklediğini gösterip okuma isteğimizi daha da perçinliyor. tek seferde olmasa da iki ya da üç oturumda bitebilecek şekilde akıcı ve özenle yazılmış bir kitap, pürdikkat. kitap iki ana kısım ve yedi ara bölümden oluşuyor. ilk kısım pürdikkat çalışmanın ne olduğu ve ne işe yaradığı gibi kavramlara odaklanırken, ikinci kısım bu alışkanlığı kazanmak için yapmamız gereken pratiklerden, rutinlerden bahsediyor. kitaba, carl jung ve onun kendine, daha doğrusu odaklanması gereken zihnine ayırdığı herkesten uzak eviyle giriş yapıyoruz. akış haline ulaşmak ve çalışmalarını tamamlamak için düzenli olarak buraya gelen jung’un hikayesi, bize kurgu dışı değil de sanki sürükleyici bir romanın içindeymişiz hissi veriyor. derinlemesine çalışmanın zor bir şey olduğu ve aslında bu yüzden de az kişi tarafından layıkıyla uygulanabilen bir teknik, bir yaşam şekli olduğuna değiniyor
Bilim
PürdikkatCal Newport · Metropolis Yayınevi · 20192,773 okunma
Reklam