Emirhan Avcı

Emirhan Avcı
Vazgeçmeyi düşündüğünde, neden başladığını hatırla!
Memur
Üniversite
Kırklareli
Kırklareli
18 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı

Emirhan Avcı

, bir kitap okudu
10/10
·191 syf.··
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2019 19:22
·
2019 1. kitabı
Engin Geçtan
8.5/10 · 33,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2018 19:21
her sayfasında insanı vuran özellikle toplama kampında geçen zamanı anlatan ilk bölümüyle insanı ayrı bir sarsan viktor frankl eseri. kitabı elime aldığım gibi 20 sayfa okur bırakırım kafasındaydım, uyumaya karar verdiğim sonuna gelmiştim. çok iyi bir anlatım ve çok vurucu pasajlar ile bu yıl okuduğum en iyi kitaplar arasına şimdiden girdi. zamanında antidepresan kullanmış halen de ufak tefek takıntı ve kaygılarla boğuşan benim için logoterapi yöntemini de keşfetmemi sağladı. kitaba puanım söylememe gerek olmasa da, 5/5 o vurucu pasajlardan birkaçını siz sevgili suserlerle de paylaşmak istiyorum: "başarıyı amaçlamayın. bunu ne kadar amaç haline getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar. çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi oluşmalı ve kişinin, kendisinden daha büyük bir davaya kişisel adanışının bir yan etkisi olarak ortaya çıkmalı." "eğer yaşamda gerçekten bir anlam varsa, acıda da bir anlam olmalıdır. acı da yaşamın kader ve ölüm kadar silinmez bir parçasıdır. acı ve ölüm olmaksızın, insan yaşamı tamamlanmış olmaz." "insanın 'mutlu olmak' için bir nedeni olmalıdır. bu neden bulunduktan sonra mutluluk otomatik olarak gelir." "nietzsche'nin şu sözlerinde bilgelik vardır: "yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıl'a dayanabilir." "kişi, hizmet edeceği bir davaya ya da seveceği bir insana kendini adayarak ne kadar çok kendini unutursa, o kadar çok insan olur. ve kendini de o kadar çok gerçekleştirir."
Felsefe
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2018 19:20
cal newport, benim 2016’dan beri takip ettiğim ve dilimize çevrilmesini dört gözle beklediğim, çok sevdiğim bir yazar. nedenine gelecek olursak, hayatımdaki en büyük yol ayrımını, kendisinin ve onunkilere benzeyen yazıları keşfedince yaşadım. bana bu zorlu yolda çok emeği geçmiştir uzun lafın kısası. neydi bu yol ayrımı? hayatımın dizginlerini tekrar ele almak; en azından büyük bir kısmını ve her şeyden önemlisi temiz bir başlangıç yapmak. yıllar yılı yıpranmış ve odaklanmaktan uzak beynimi, yavaş ve meşakkatli bir yapılanma sürecine sokup sırasıyla bunun meyvelerini topladım. halen daha üzerinden çalışıp, daha odaklanmış ve daha berrak bir zihne sahip olma çalışmaları yapıyorum. pürdikkat da tam zamanında imdadıma yetişti. yazıyı çok dağıtmadan, newport’un türkçe olarak okuduğum bu ilk kitabına dönelim: “odaklanma becersini nasıl yitirdik, nasıl geri kazanabiliriz?”. kapaktaki bu cümle aslında bizleri nelerin beklediğini gösterip okuma isteğimizi daha da perçinliyor. tek seferde olmasa da iki ya da üç oturumda bitebilecek şekilde akıcı ve özenle yazılmış bir kitap, pürdikkat. kitap iki ana kısım ve yedi ara bölümden oluşuyor. ilk kısım pürdikkat çalışmanın ne olduğu ve ne işe yaradığı gibi kavramlara odaklanırken, ikinci kısım bu alışkanlığı kazanmak için yapmamız gereken pratiklerden, rutinlerden bahsediyor. kitaba, carl jung ve onun kendine, daha doğrusu odaklanması gereken zihnine ayırdığı herkesten uzak eviyle giriş yapıyoruz. akış haline ulaşmak ve çalışmalarını tamamlamak için düzenli olarak buraya gelen jung’un hikayesi, bize kurgu dışı değil de sanki sürükleyici bir romanın içindeymişiz hissi veriyor. derinlemesine çalışmanın zor bir şey olduğu ve aslında bu yüzden de az kişi tarafından layıkıyla uygulanabilen bir teknik, bir yaşam şekli olduğuna değiniyor
Bilim
PürdikkatCal Newport · Metropolis Yayınevi · 20192,773 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2018 1. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2018 19:18
alırken gerek buradaki yorumlar gerekse bestseller olması sebebiyle çeşitli önyargılarım vardı. ama üç güne yaydığım okumanın sonunda şunu söyleyebilirim ki; 2018 yılında okuduğum en vurucu kitaplardan biri oldu. klasik kişisel gelişim saçmalıklarını verdiği örneklerle çürütüp üstüne bir çok şeyi aslında nasıl da yanlış yaptığımızı ya da düşündüğümüzü gösterdi. popüler kültürün bize dayattığı: hep pozitif ol, sürekli mutlu ol, sen bunu hakediyorsun gibi balon kalıpları benim gözümde tek tek söndürdü. bunları gerçek hayattan; 27 yıl savaşan japon askeri onoda, metallica'dan kovulan dave mustaine ve beatles'tan ayrılan pete best gibi örneklerle harmanlayıp anlatması kitabı inanılmaz derecede akıcı yapmış. bizi biz yapanın mutluluk değil de bir hedef bir amaç uğruna çektiğimiz acılar, ıstıraplar olduğunu bana bir kez daha gösterdi. sürekli mutluluk diye bir şey zaten yok. en basitinden fakir fakir olduğu için, zenginse daha fazla zengin olamadığı için sürekli mutsuzdur. sadece bunun farkında değildir. kafa yapıcı şeylerle (alkol, sigara, porno ya da video oyunlar gibi) gerçeklerle yüzleşmez ya da pozitif düşünüp o yüzleşilmesi gereken tatsızlıkları hep erteleriz. kendi hayatımdan pay biçersem bir şeyler başarmam genelde hep travmatik olaylar sonrasında oldu. çünkü onlarla kayıtsız şartsız yüzleşmiştim. şunu da şuraya bırakayım; (bkz: #65744895) stoacı felsefe kitaplarıyla çok benzettim birkaç bölümünü. özellikle aurelius ve epiktetus okuyanların kesinlikle kitabı seveceğini düşünüyorum. izninizle kitaptan birkaç alıntıyla yazıyı sonlandırmak istiyorum: -başarınızı belirleyen "neyin tadını çıkarmak istiyorsun?" sorusu değildir, doğru soru "hangi ıstıraba katlanmaya razısın?" sorusudur. mutluluk uzanan yol engebelidir ve utançla döşenmiştir. -ıstırap kaçınılmazsa,
Felsefe
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama SanatıMark Manson · Butik Yayınları · 201715,4bin okunma