Ebrus.

Ebrus.
@Withmoonlight
Bitmeyecek Öykü- Michael Ende
10/10
·511 syf.·
2025 60. kitabı
Dünyanın en güzel kitaplarından birini okudum. Michael Ende çok bildiğimiz Momo'nun yazarı. bu kitabı da tıpkı Momo gibi yaş fark etmeksizin okunabilecek çok derin bir kitap. macera dolu sihirli bir evrenle ilgili bir kendini bulma hikayesi. Ana karakterimiz 11 yaşında bir çocuk. bir gün zorbalarından kaçarken kitapçıya sığınır ve koltuğun üstünde bir kitap görür: 'bitmeyecek öykü'. Bakır işlemeli süslü görünen bu kitabı alıp okulunun çatı katına sığınır ve okumaya başlar. Bu kitap Fantazya ülkesiyle alakalı bir kitaptır ve bu ülkenin bir kurtarıcıya ihtiyacı vardır yani kendisine.. ama fantazyaya giden insanların geri dönemediği olmuştur çünkü olmak istediği versiyonundadır orada insanlar ve o ülke insanın dileklerine göre şekillenir. Ama dilek diledikçe anıları gitmeye başlar ve anıları olmayan bir insan dilek de dileyemez.. Ve ne istediğini bilmeyen biri onlarca dilek arasında dolaşır dolaşır durur. peki 11 yaşında ürkek bir çocuğun eline güç geçerse neler olur? Çok masalsı bir anlatımı vardı kitabın. Eşek kadar oldum hala bu anlatımı çok seviyorum ve hep sevicem sanırım. Çocuğumuzun başından geçen her olay, atlattığı her şey hem o kadar anlamlı hem de o kadar macera dolu ki. Eğer 11-15 yaş aralığındaki bir çocuğa hediye almak, okuma alışkanlığı kazandırmak vs. isterseniz bunu alın cidden büyük iyilik yapmış olursunuz. Üstelik şunu da söylemeliyim Pegasus yayınlarından çıkmış bir kitap ve yazılar siyah değil, yeşil ve kırmızı. Bölüm başlarında çok güzel resimler var, ben çok çok beğendim. İlla bir çocuk kitabı olarak değerlendirmeyin masalı anlatıma sahip derin bir kitap okumak isteyen herkes eminim çok sevecektir. İyi okumalarinyo ''...en büyük, en güçlü ya da en akıllı olmak değildi istediği. Tüm bunları geride bırakmıştı, iyi ya da kötü, güzel ya da çirkin,
Bitmeyecek ÖyküMichael Ende · Kabalcı Yayınevi · 20092,657 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aynadaki Yalnız Şato- Mizuki Tsucimura
10/10
·448 syf.·
2025 57. kitabı
Off bu sene okuduğum en güzel kitaplardan! O kadar etkilendim ki... İlk kitabın konusundan bahsedeyim: yedi öğrenci okuldan belki de ailelerinden kaçmak için odalarında parlayan aynanın içinden geçerler ve kendilerini bir şatoda bulurlar. kurt hazretleri bu çocukları şatoda toplar ve onlara bir dilek hakkı verir. Aralarından dilek anahtarını bulan bir kişi istediği dileğe kavuşacaktır. Belli şartları ve süreleri vardır. Bu süre içinde bu çocukların yaşadıklarını okuyoruz, bir yandan Kokoro'nun gerçek hayata döndüğü zamanları ve yaşadığı zorlukları da okuyoruz. Kitabı ilk fuarda görüp aldım sonra bi baktım ön raflarda yerini almış.. o kadar hak etmiş ki çok çok beğendim. Yedi farklı çocuğun apayrı hikayesi, sebepleri var. Kitap sürekli bir akışta ve gizemini koruyor, heyecanı diri tutuyor. Okumadığınız zamanlarda acaba ne olacak diye düşünüyorsunuz. Özellikle küçük çocukların yaşadıkları, zorbalık hikayeleri vs beni cidden etkileyen konular oldukları için bu çocukların arkadaşlığı çok yumuşacık bir yerden yazılmıştı anlatabiliyor muyum.. Kitaba başlarken çocukça bi kitap olması konusunda ön yargılarım vardı ama öyle değildi. Yine de bence her yaştan insana hitap edebilecek bir roman. Çok başarılı kurgulanmış. Şiddetle tavsiye ederim gerçekten çok beğendim. İyi okumalar.
Aynadaki Yalnız ŞatoMizuki Tsujimura · İthaki Yayınları · 202539 okunma
Kız Kardeşim İçin
9/10
·488 syf.·
2025 38. kitabı
Hayatımda okuduğum en etkileyici kitaplardan birini okudum ve sırf dram kitabı değil, içinde ciddi etik konular bulunan, bir aileyi geniş perspektifte ele alan bir roman. Üç çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu Kate lösemilidir, en küçük Anna ise Kate'e gerekli zamanlarda ilik ve kan verebilmek için genleri tasarlanmış bir diğer çocuk. Dünyaya gelme amacı birnevi bu diyebiliriz. Küçüklüğünden beri Kate hastanede yattığı her zaman Anna da onunla yatmak zorunda. Ama 13 yaşına geldiğinde kendini kobay olarak görmekten bıkıyor. Çünkü özellikle annesi Kate'in üstüne titremekten diğer çocuklarını ihmal ediyor bir noktada. Ve Anna ailesine dava açıyor. Ama şunu unutuyor ki karşı tarafta da annesi avukat. Bir yanda ölmek üzere hasta bir çocuk, bir yanda sevgi ve ilgi isteyen mutsuz gönülsüz bir çocuk. Bir de en büyükleri var o da son derece asi bir abi. Kitapta sadece aileyi değil avukatı, Anna'nın vasisini de okuyoruz. Gerçekten aşırı etkilendim. Sizi hem etik açıdan bu olayları sorgulamaya itiyor hem de sonuyla ağzınızı açık bırakıyor. Lütfen okuyacaksanız karakterleri özellikle de Anna'yı yargılamadan okuyun. Her karakterin dünyasına inebileceğiniz şekilde yazılmış, bu da boşuna değil sizi düşünmeye itiyor. Normalde Anna'ya veya annesine kızabilecekken yazar öyle bir yazmış ki hepsini anlıyorsunuz. Biraz dikkatli okumanız, daha doğrusu odaklanarak okumanız gereken bir kitap çünkü hem hangi karakterlerin gözünden okuduğunuz değişiyor hem de sürekli geçmişe gidip geliyor o yüzden takip etmek lazım. Sevmediğim şey ise şimdiki zaman diliminde yazılmış olmasıydı. Normalde bir kitabı ne kadar merak etsem de şimdiki zamanda yazıldığını gördüğümde elimin tersiyle itiyorum. LÜTFEN KİTAPLARI GEÇMİŞ ZAMANDA YAZIN YA. ama bu kitap bir şekilde aktı ve beni o kadar rahatsız
Kız Kardeşim İçinJodi Picoult · April Yayıncılık · 20191,866 okunma
Adelaide
10/10
·344 syf.·
2025 28. kitabı
Kitapçıda gezerken dikkatimi çekip aldığım bir kitaptı Adelaide, ve genelde böyle kitaplar pek iyi çıkmaz benim zevkime göre hahasha. Ama bu kitabı çok beğendim ama çok... Bir kere beni tamamen içine çekti konusuyla, karaktere bağlanmamla, olaylarla, travmalarıyla... Kitapta Adelaide'nin Rory diye bir adamla tanışması ve bütün güzel enerjisini onun hayatının içine eden bu adama harcaması, bu süreçte yaşadıklarını ve sonrasında nasıl ayakta kalmaya çalıştığı anlatılıyor. Böyle basit anlattığıma bakmayın gerçekten olaylar, Adelaide'nin duyguları o kadar etkiledi ki beni... uzun zamandır bir kitap için ağlamıyordum resmen sonlarda ağlamaktan okuyamadım .. Adelaide karakterinde o kadar kendimi buldum ki anlatamam. Tamam o kadar da değil ben olsam çoktan Rory'ye yol vermiştim ama düşününce karakteri de anlayabildim. Kendini suçlaması, hayatta herkese iyi gelmek istemesi, kötü davranışlara kılıflar bulmasını bile anladım ne yazık ki.. ve en iyisi de onu yargılamadan okudum ve bu çok hoşuma gitti. Yazar o kadar iyi yazmış ki bence kesin bir şeyler yaşamış da öyle yazmış gibi hissettim. Kitap boyunca Rory'nin anasına kadar sövdüm çünkü baya toksik bir ilişki durumu okuyoruz. Hatta yazana göre de sadece 'durum' okuyoruz ahdhja o kadar toksik bir karakter ki. Şimdi neresinden tutsam bilemiyorum ama Adelaide'i bu kadar anlamam da beni korkutmadı değil hihii.. özellikle sürekli bir koşturmaca içindeyken hissettiklerini içine atıp atıp kıyıda köşede sürekli ağlaması o bölümlerde koptum ve çok üzüldüüüğmm Bu kitabı herkese tavsiye eder miyim emin değilim herkes sevmeyebilir, ama 21 yaşındaysanız ve benseniz seversiniz:" iyi okumalarr "Adelaide sevginin ödün vermekten geçtiğine ve aslında tüm bunların da birer ödün olduğuna kendini ikna etmeye çalışmıştı. Öyleydi değil mi?"
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,876 okunma
Beyaz Leke
3/10
·764 syf.·
2025 27. kitabı
Ben bu kitabı neden okudum? Çünkü benim bu kitabı okumamı ve yorumlamamı isteyen hayali bi kitlem varmış ben de demişim ki madem çok istiyorsunuz final dönemimde 750 sayfalık kitabı okuyayım zaten zamanım bol:)) dermişim.. şaka şaka merak ettim çünkü uzun soluklu bir kitap okumayalı bayağı zaman olmuştu ve hakkında çok iyi yorumlar vardı, ben de ön yargılarımı bir kenara bırakmaya değer diye düşündüm. Ama değmedi tabii ki:) gelelim yorumlarıma: Şimdi sevmediğim şeylerden başlayacağım, kitap bir distopyada geçiyor aslında. Bundan yıllar sonra insanların düşünce özgürlüğünün kısıtlandığı, sokakta kadınların özgürce yürüyemediği, düşünce suçlularının hapishaneleri doldurduğu bir düzen. Kraliyet yanlıları zengin zengin yaşarken sokakta insanlar aç falan. Böyle devam edersek göreceğimiz günler aslında. BL denilen bir örgüt var bir de yavaş yavaş insanların zihnine giren, devrim yapabilecek bir örgüt. Baş karakterimiz avukat Eftelya, hapishaneye babasını ziyaret etmeye gittiği bir gün suç kralı (BL örgütünün kurucusu) Tugay ı görür ve Tugay ondan avukatı olmasını ister. Olaylar burada başlıyor. Şimdi ilk olarak şunu söylemeliyim ki eğer böyle bir kitap yazacaksanız biraz daha düşünerek yazmalısınız çünkü kitapta çok fazla mantık hatası olduğunu düşünüyorum. İlk olarak yaşadığımız her gün öyle şeylere maruz kalıyoruz ki, hiçbir suç işlemeyen onlarca insanın pat diye gözaltına alındığını görüyoruz. Ama nedense bu Tugay denen adam KOSKOCA ÖRGÜTÜN KURUCUSU olduğunu söylemesine rağmen bir türlü kanıtlayamıyorlar. Adam başkanı telefonla arıyor seni öldüreceğim diye tehdit ediyor, hayır teknoloji de bu kadar gelişmiş telefon görüşmesinin kaydı mı yok... gardiyanı öldürüyor hücrede, ama zeki avukatı onu savunurken kanıt yok diyebiliyor. Dostum.. MADEM BU ADAM ÇOK TEHLİKELİ BİR
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma