Ebrus.

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yeni fav yazarımı buldum
Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi... Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, se az tanıyorum, demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. Belki de az, her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir...
Sayfa 349
Halil Vural isimli okura yanıt verildi
Ebrus.
Hahahhah diyeceğim günü iple çekiyorum
"Üzüleceğiz ama sonra güleceğiz," demiştim. Dehşetli gülmenin zamanı gelmeden önce daha çok üzüntülü günler doğacak, ama batacaklar, çok aydınlık ve bir daha batmayacak olan bir güne yerlerini vermek üzere...
Sayfa 243
Eda isimli okura yanıt verildi
Ebrus.
İnanmaya ihtiyacımız var:(
İnsan evini seviyorsa -aslında sevmiyorsa bile- eve döndüğü ilk hafta kadar rahat, sevinçli şey az bulur. O hafta sabahın üçünde yırtınan araba alarmları, geç kalkmak istediğinde pencere pervazına konup ötüşen kumrular gibi insanı sinir eden şeyler bile kişiye kalıcılığını, ne kadar uzağa ve ne kadar uzun süreyle gitmiş olursa olsun hayatının, kendi hayatının onu kucaklayacağını hatırlatır.
Sayfa 592 - Ne kadar uzağa gitmiş olursa olsun, ev onu kucaklar
Evim
Ebrus.
...yine o hafta, insan zaten sevdiği şeyleri sırf varlıklarından ötürü bağrına basacak gibi olur...