Ebrus.

Doğu Ekspresinde Cinayet- Agatha Christie
Puan vermedi·256 syf.·
2022 16. kitabı
Agatha Christie'den daha önce On Küçük Zenci'yi okumuş ve pek sevmemiştim. Ama bilindik ve sevilen yazarlara doğru kitapla başlamak gerçekten çok önemli. Keşke bu kitapla başlasaymışım dedim okuduğumda. Doğu Ekspresinde Cinayet, karlı ve dondurucu bir havada trende işlenen bir cinayeti konu alıyor. Dedektif Poirot da bu trende cinayetin işlendiği kompartımanın yanında kalmakta ve cinayeti çözmeye çalışıyor. Kitap o kadar güzel o kadar heyecan vericiydi ki elimden bırakamadım. Agatha Christie gerçekten bu işin kitabı yazmış derler ya, öyle bir yazar gerçekten de:) Önceden yanlış kitapla başladığım için yazara karşı pek olumlu düşüncelerim yoktu ancak bir yazarı bir kitabıyla değerlendirmek gerçekten doğru değil. İyi ki bir şans daha vermişim. Kitabın kurgusu, olaylar, şifreler gerçekten çok çok zekice tasarlanmıştı. Sadece bir yerini saçma buldum ama pek takılmadım. Bence Doğu Ekspresinde Cinayet Christie'nin okunabilecek ilk kitabı olma niteliği taşıyor. Eğer cinayet çözmeyi, katilin kim olduğunu bulmaya çalışmayı ve tahminler üretmeyi seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. İyi okumalarr.
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936,1bin okunma
agatha isimli okura yanıt verildi
Ebrus.
Teşekkür ederim :)) olur tabi tavsiyelere açığım.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sonsuz Aşk- Ian McEwan
Puan vermedi·224 syf.·
2022 15. kitabı
Bir süredir diyalogların değil de uzun uzun anlatımların hakim olduğu, çok bilinmeyen romanların peşindeyim. Kitapçıda gezerken tesadüf eseri rastladığım Sonsuz Aşk'ı severek okusam da tam olarak beklediğim olaylarla karşılaşmadm. İlk olarak konusundan biraz bahsedeyim. Joe ve Clarissa bir sürelik ayrılıktan sonra piknik yapmak için gittikleri yerde bir balon kazasına şahit olurlar. Joe bu felakete yardım etmek için ayaklanır ama daha sonra olanlar Joe'yu bir süre tedirgin etmeye başlar. Bu da yetmezmiş gibi kazaya yardım eden bir adam Joe'yu sapkınca takip etmeye, ona mektuplar göndermeye başlar. Üzerinde din konusunda baskı kurar ve onu sevdiğini söyler. Okuyunca gerçekten ne kadar garip davranışlar olduğunu göreceksiniz. Bu durum hem bilimle ilgili makaleler yazan Joe'yu onu rahatsız eden adamın sahip olduğunu düşündüğü bir hastalığı araştırmaya itecek hem de sevgilisiyle olan ilişkisini tehdit edecektir. Bunların yanında Joe balon kazasından ötürü kendini suçlu hissetmekten alıkoyamayacaktır. ''Peki ya sonrası? Bunun neden olduğu, seni nasıl değiştirdiği, nasıl başka türlü yaşanmış olabileceği, bize yaptıkları... Elimizde kalan yalnızca bunlar,(...)'' Ben böyle bir kurgu beklemiyordum açıkçası. Bilimle alakalı kısımlar hoşuma gitti, olayların ayrıntılı anlatımı da aynı şekilde. Yazarın dilini sevsem de çok akıcı bir kitap olduğunu söylemem, okuması biraz yorucuydu bence. Buna rağmen yazarın satın aldığım diğer kitabını merak ediyorum çünkü anlatımını oldukça sevdim. İyi okumalarrr.
Sonsuz AşkIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019400 okunma
Ömer Faruk isimli okura yanıt verildi
Ebrus.
Katılıyorum. Aldığım diğer kitabı da kayıp. Onun konusu da bir olay sonucu kaybolan bir çocuğun eksikliğinin diğerlerinin üzerinde yarattığı değişim vs. Hoşuma gitti aslında:)
Çavdar Tarlasında Çocuklar - J. D. Salinger
Puan vermedi·198 syf.·
2022 11. kitabı
Çavdar Tarlasında Çocuklar, Holden Caulfield'in okuldan atılması ve oradan ayrılmasıyla başlayan ve evine dönemediği birkaç günlük serüveni anlatan bir roman. Bu birkaç günlük serüvende Holden'ın iç çatışmalarına, toplumun çarpık yapısını ve yapmacıklığını eleştirmesine ama aynı zamanda da kendisinin asla içten davranmayışına ve kendi deyimiyle deliliğine eşlik ediyoruz. Dersleriyle arası kötü, arkadaşlarıyla ilişkisi samimiyetsiz olan ve ailesinin yanına dönemeyen Holden on altı yaşına kadar yirmi kez tacize maruz kalmış, kendini toplumdan soyutlamasının ve en küçük bir fikirle kaçıp uzaklara gitme isteğinin temel taşlarından biri belki de budur. Ancak kendisi bu faciayı koskoca kitapta sadece iki üç cümleye sığdırmış. "Sonra bir şey oldu. Bu konuda konuşmak bile istemiyorum aslında." cümlesiyle canının ne kadar yandığını görebiliyoruz. Ya da "Ne zaman böyle sapıkça bir şeyler olsa, deliler gibi ter döküyorum. Çocukluğumdan beri, belki yirmi kez başıma geldi, hep böyle oluyorum. Dayanamıyorum." bu satırlara sığdırıp bitiriyor hislerini. "Hiç canına yettiği oldu mu?' dedim.'Yani, bir şeyler yapmazsan, her şeyin batağa gideceğinden korktuğun oldu mu hiç? Yani, okulu filan seviyor musun?" Kitabın adından böyle bir roman çıkmasını beklemiyordum aslında. Ama okuyunca gerçekten derin geldi çünkü kendini hiçbir yere ait hissedemeyen Holden gerçekten olmak istediği şeyi şu cümlelerle anlatıyor: '...hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta -yetişkin hiç kimse, yani- benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
Öykü isimli okura yanıt verildi
Ebrus.
Teşekkür ederim 🌺
Demek, ancak, sevdiğimize 'vere'biliriz, 'acı'yı...
bdilan isimli okura yanıt verildi
Ebrus.
😂