Y

Bir gönül inceligidir, bir insana degerli olduğunu hissettirmek.

Y

, bir kitap okudu
Puan vermedi·448 syf.·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 17:00
·
2025 45. kitabı
Ali Teoman
7.8/10 · 291 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·360 syf.··
2025 42. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 16:58
Kafka’nın Şatosu, nüfus müdürlüğünde sıra beklemek gibi bir roman. Numaran yanıyor ama memur yok, herkes “birazdan gelir” diyor. Ana karakter K. köye ölçücü olarak gelir ama bir türlü şatoya giremez. Bizim mahalle ağzıyla: “Gardaş, adam kapıda kaldı, içeri almadılar.” Ama işin entelektüel tarafı çok daha derin. Şato, görünürde bir yönetim merkezi ama aslında sisin, belirsizliğin, otoritenin kendisi. Yasaları var ama görünmez, yöneticileri var ama ortada yok. Modern insanın hayatla, sistemle, anlamla mücadelesini sembolize ediyor. K.’nın kapıda bekleyişi, aslında hepimizin “hayatta içeri alınma” arzusunun bir metaforu. Atmosfer desen, tam Kafka işi: bitmeyen kar, kasvetli sokaklar, donuk yüzlü insanlar. Okurken eline battaniye alasın geliyor. Romanın yarım kalması da cuk oturuyor: Çünkü aslında hayatta da “tam son” diye bir şey yok. Hep kapının önünde, biraz üşüyerek bekliyoruz.
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
Puan vermedi·57 syf.··
2025 41. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 23:12
Okurken, “Benim babam da biraz böyleydi” diyenler çıkar elbet, ama asıl mesele, burada bir bireyin babasına hesap sorması değil; insanın, otoriteyle, korkuyla, eksik bırakılmış sevgilerle hesaplaşması. Kafka’nın dili soğuk, ama duygusu sıcak değil — aksine yakıcı. Bir noktadan sonra kitap, sadece babaya yazılmış bir mektup olmaktan çıkıyor, kendi çocukluğuna dönüp “nerede kırıldım” sorusunu sorduğun bir aynaya dönüşüyor. Ve işin tuhafı, Kafka babasını anlatırken, biz kendi hayatımıza dönüp bakıyoruz. Kim bilir, belki de hepimiz içimizde yarım kalmış bir “babaya mektup” taşıyoruz; sadece yazmaya cesaretimiz yok. Kafka o cesareti göstermiş, hem de bütün çıplaklığıyla. Kısacası, bu kitap okunmaz, yaşanır. Üstelik öyle “bitirdim” diye rafa kaldırılacak türden değil; arada dönüp yeniden bakacağın, bakarken de “acaba ben hangi cümlede saklıyım?” diye düşüneceğin türden.
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma