(Paşa mankenine.) Gazanfer Paşa! Sana Harbiye'de derlerdi ki, adına bey gitmiyor. Gazanfer Bey, Gazanfer Bey; "fer Bey", olmuyor. Paşa demek lazım; Gazanfer Paşa. Necatiye'ye derlerdi ki, senin ismine paşa gitmiyor. Necati Paşa, Necati Paşa; "ti Paşa", bozuk ses. Halbuki Necati Bey ne düzgün! Göreceksin, Gazanfer Paşa olacak, sen bey kalacaksın. (Coşar.) Ne oldu? Ne oldu arkadaşların falı? Ne oldu yengelerin dayıların ninnisi? Hamza Çavuş'un duaları ne oldu? (Bir an durur.) Nasıl kıydılar ahenk davasını? (Durgunlaşır.) Çünkü bu, kelimelerin ahengiydi. Hayatın ahengi başka, kelimelerinki başka. (Elini mankene uzatır.) Gazanfer Paşa! İçi kof kelimelerle uğraştın, onlarda seni korkuluğa döndürdü. (Haykırır.) Git de şimdi komşunun bostanında kargalara kumanda et!