“Aşk bir ruh kangreni; o kadar çabuk ilerliyor ki. Daha şimdiden ne haldeyim. Zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğmasıyla batmasıyla değil, sizinle ölçüyorum: “Onu gördüm, görmedim, göreceğim, görmeyeceğim, gelecek, gelmeyecek.”
“Gerçek aşk hangisi?” diye sorduğu zaman hafızasında ve çevresinde bir kadına basit, dürüst ve sarsılmaz bağlarla bağlanmış insanlar arıyor, bulamıyordu.
“İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.”