EŞİK
Basma bu eşikte benim kalbim var,
Kalbim ki bir uzak hayale ağlar
Kıskanç bir büyüdür bana uzletim
Zalim arzularla tutuşan etim,
Her akşam bir çarmıh olur ruhuma
Ben de bilmem nasıl diner bu humma;
Saatler işkence, günler celladım,
Ne ben yalnızlığa bir lahza kandım.
Ne de yalnızlığım benden usandı.
Tahtayı kurt oydu, taş yosunlandı,
Yabanî otlarla örtüldü duvar;
Mermer havuzlarda köpüren sular
Kâh bir ayna oldu kamaşan güne,
Kâh bağrım açıldı bütün hüznüne
Ufukları sarsan geniş rüzgârın
Benden sor sırrını bu boş yolların
Benden sor, ve benden dinle akşamı.
SONBAHAR
Sahillerin yasda, ufkun bütün sis;
Deniz, bu akşam bir matemin mi var?
Sularında soldu son açan nergis,
Yaza mersiye mi ufkunda rüzgâr?
Ne yorgun inliyor sahilde sesin!
Ruhumun hicranı akşamla eş mi?
Neye bir veremli hasta gibisin,
Ruhunla ıstırap yoksa kardeş mi?
...
İçimde bir şey koptu, koptuğunu hissedebiliyordum, bir şeyler çalkalanıp yükseldi içimden. Deniz kenarında oradan oraya savrulan bir taş kadar özgür olamayan ruhlarımıza üzüldüm.