Su gibi aktı, iki günde bitti kafamda deli sorular, küçük aydınlanmalar, bazı şaşkınlıklar bırakarak… En az Hep Sondan Başlar kadar keyif aldım.
.
Şehrin başlı başına bir karakter olduğu romanları ve çocuk anlatıcıları çok severim Yakın siyasi tarihe ve konuşulmamış mevzulara değinenleri daha çok severim. İncirlik Yazı’nda olduğu gibi.
.
Adana’ya bakışım da değişti sıcağı, haberlere konu oluş şekli ile önyargılı olsam da en kısa zamanda gitmek istiyorum. Ne de olsa “ Kemaller”in şehriOrtaokuldan beri aşkla okuduğum…
.
Roman, 1983 Haziran’ında , şehrin tam ortasında olan ama yokmuş gibi davranılan! İncirlik Üssü’nde çalışan bir baba ile İngilizce öğretmeni anne ve kızları Belgi ile Alin’in yaşadığı olaylar sayesinde dönemin Adana’sına ışık tutuyor.
.
Darbenin etkileri hâlâ sürerken Amerikalı askerler sayesinde yepyeni bir kültürle, ürünlerle tanışan halk serbest piyasa ekonomisine çoktan hazırdır. Hukuki bir yaptırım uygulanmayan askerlerin kimi beklentilerini karşılamak da yoksul kesime düşecektir.
.
Özellikle ikinci yarıdan itibaren yükselen temposu, karakterlerin gerçekliği ,bir şehir romanı etiketini hak eden Adana’sı ,siyasi ortama dair ince göndermeleri ve sade,akıcı üslubu ile severek okuduğum bu romanı gönülden tavsiye ediyorum Sıcaklar çok bastırmadan okuyun derim
.
Yerimden kalkmadan okuduğum satırlar için sayın Taçlı Yazıcıoğlu’na çok teşekkür eder , daha uzun yazmadığı için teessüflerimi sunarım
.
#incirlikyazı #taclıyazıcıoğlu #adana #dönemromanı #incirliküssü
.
.