Epeydir aklımdaydı Nermin Yıldırım ' ı okumak. Baştan başlamaktansa sondan gitmek nasip oldu.
Son kitabı Bavula Sığmayan bir öykü kitabı. Üç ayrı bölümden oluşuyor kitap. Adını içindeki bir öyküden almış. Bu öykü bavuluna neler neler sığdırmış: Aile ilişkileri, aşklar, aşk için yapılan fedakarlıklar, ötekileştirilenler, zorla yapılan evlilikler, şiddet, yitip gidenlere duyulan özlem, çocukluk düşleri, beklemekten vazgeçmeyenler, bitip de bitiremeyenler... Dolup da taşmış bu bavul.
İlk bölüm "Aile Yalanları"nda Belgin, Müzeyyen ve Kamuran'dan aynı ailenin aynı öyküsünü okuyoruz. İkinci bölüm "Dolunay Kaçıkları"nda üç farklı öykü karşımıza çıkıyor. Son bölüm "Kronos Aylakları"nda önceki bölümlerde yer alan öykülere göre daha minik öyküler var. Kitaptaki öykülerin çoğunda hep benzer tat kaldı dimağımda: Hafif tebessümlü bir hüzün.
Bavula Sığmayan beni de Nermin Yıldırım hayranları ordusuna katmıştır. Nice okumalara.
Keyifli okumalar..
Bavula SığmayanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20225,5bin okunma
Anton Çehov 'un uzun hikayesi olan Altıncı Koğuş taşrada bir akıl hastanesinde geçiyor. Hikaye iki kahraman ekseninde oluşturulmuş: İvan Dimitriç ve Andrey Yefımiç. İvan Dimitriç; epey bakımsız, neredeyse çürümeye terk edilmiş bir hastanenin akıl hastalarının kaldığı altıncı koğuştaki beş hastadan biri. Andrey Yefımiç ise hastanenin doktoru.
Ivan Dimitriç, hayatta birçok olumsuzluk yaşar. Sonunda icra memuru olarak çalışırken yaşadığı paronayalar neticesinde altıncı koğuşa kapatılır.
Andrey Yefımiç, bulunduğu ortama karşı kayıtsız, güçlü bir karaktere sahip olmayan, içine kapanık, bol bol okuyan ve büyük bir yalnızlığın içinde bulunan bir doktordur.
Hastanede bir süredir bir söylenti dolaşmaya başlar: Doktor altıncı koğuşu ziyaret edecek.
Bir rastlantı sonucu koğuşun kapısı açıkken İvan Dimitriç doktorun sesini duyar ve koğuştakilere müjdeyi verir: "Doktor gelmiş! Sonunda gelmiş! Tebrik ederim baylar, doktor ziyaretiyle bizi şereflendirdi! Lanet sürüngen seni!"
Bunun üzerine doktor ile Dimitriç arasında konuşma başlar. Bu konuşma felsefi içerikli bir sohbete dönüşür. Ancak gelgitler yaşayan Dimitriç'in tepkisinden dolayı doktor orayı terk eder. Doktor bu konuşmadan ve Dimitriç'ten etkilenmiştir. Onu zeki ve ilginç bulmuştur. İlk fırsatta tekrar ziyaretine gider. Ziyaretler sıklaşır ve doktorun da delirdiğine dair söylentiler başlar. Hatta belediye başkanından sözde bir mektup alarak bir komisyon ile görüşür sonrasında bu komisyonun akli durumunu soruşturmak üzere görevlendirilmiş bir komisyon olduğunu anlar. Sistemin bir parçasıyken "akıllı" olan, sistemin dışına çıkınca "deli" yaftası yiyor. Bu görüşmeden sonra doktora dinlenmesi yani emekliye ayrılması teklif edilir. Ardından Dimitriç ile tanışana kadar tek arkadaşı olan Mihail Averyanıç ile bir seyahate çıkar. Birçok
Epey zaman önce bir doğum günümde hediye alıp okuyup kaybetmiştim. Sonrasında satın alıp kütüphaneme koydum ve tekrar okudum. Okullar da tatil olmuşken inceleme yazmaya vakit ayırmak istedim ve ilk incelememi bu kitap üzerine yapmak nasip oldu.
Stefan Zweig bu kitabı İkinci Dünya Savaşı dolayısıyla göç ettiği Brezilya'da kaleme alır. Eser New York'tan Buenos Aires'e gitmekte olan bir yolcu gemisinde geçer. Geminin yolcularından biri yeni satranç dünya şampiyonu Mirko Czentovic, biri bir zamanlar usta bir satranç oyuncusu olan ama yıllardır satrançtan uzak kalan Dr. B. bir diğeri de sıradan bir satranç oyuncusu olan anlatıcıdır.
Kitap, anlatıcının Czentovic'in gemide olduğunu öğrenmesi ile başlıyor. Onunla tanışmak ve satranç oynamak istiyor fakat cesaret edemiyor. Bu amaçla sigara salonunda satranç oynamaya başlıyor. Bu sırada yanına insanlar gelmeye başlıyor. İskoçyalı bir yer altı mühendisi olan McConnor onu bir parti satranç oynamaya davet ediyor. Ona Czentovic'ten bahsediyor. Heyecanlanan McConnor para karşılığında Czentovic'e satranç oynamayı teklif ediyor. Kararlaştırılan gün ve saatte oyun gerçekleşiyor. McConnor ve izleyiciler Czentovic'e karşı ortak oynuyorlar. Oyun devam ederken dışarıdan bir izleyici bir sonraki hamlelerde gerçekleşecek olasılıkları sayarak oyuna müdahale ediyor ve oyun berabere bitiyor. Üçüncü bir parti teklifini Czentovic yapıyor ancak yabancı izleyici bunu kabul etmiyor ve orayı terk ediyor.
Anlatıcı güvertede yabancıyı kolaylıkla buluyor ve tanışıyorlar. Ünlü bir Avusturyalı aileden olduğunu öğrendiği Dr. B.'ye Czentovic'in teklifini tekrar iletiyor. Aralarında geçen sohbette Dr. B. ailesini, 2. Dünya Savaşı sürecinde yaşadıklarını, satranç ile ilgisinin nasıl başladığını ve bu ilginin onu nasıl bir çıkmaza sürüklediğini anlatıyor.
Nihayet