Herkese merhaba arkadaşlar ne zamandır okuduğum ancak incelememi paylaşamadığım bir kitaptan bahsetmek istiyorum sizlere, "SERENAD " kitabi hiç vakit kaybetmeden başlayayım anlatmaya.
Livaneli'nin okuduğum ikinci kitabı,ilk okuduğum "Huzursuzluk" kitabıydı. Huzursuzluğu her ne kadar beğenmesem de bu kitaba başlarken zincirlerimi kırarak , çok fazla ön yargıyla başladım.
Livaneli bu kitabında kelimelerin hafifliği, anlatım ve kurgunun sağlamlığından faydalanmış.Bir kere gerçek bir hikaye var ortada.Her okuduğumda öteki sayfayı,olay akışını merak ettim.
Karakterlerimizden olan Maya Duran ve Maximillilan Wagner ve eşi Nadia'nın tarihsel süreçteki hikayesini , yollarının kesişmesini kitap gün yüzüne çıkarıyor.Maya 'nın ailesine düşkünlüğü, ailesinin tarihinin nereden geldiğini soruşturması, abisiyle tartışması ve bir kadın olarak nelere göğüs gerdigi kitapda yer verilmiş.
Kırım türkleri, 2.dünya savaşı nazi dönemi almanyası, türkiyedeki üniversitelerin kuruluşu ve tabii struma gemisi her şey anlatılmış bu hayran kaldığım kitapta.
Az kişinin bildiği struma gemisi'ni bizlere tekrar hatırlatarak ve o günlere geri döndürerek yaşatıyor kitap.Güzel ve etkileyici bir aşk hikayesi de kondurulmuş içine. Savaş zamanlarında yaşanan olaylar ince bir sızı yayıyor benliğimize..Youtube dan "SERENADE" parçasını dinlemeyi unutmayın hatta açık olsun siz kitabınızı okurken arka fondan çalsın.Çalarsa o ortamda o zamanın şartlarına ışınlanıyorsunuz.
Çok etkilendim ve kitap bittikten sonra derin bir araştırmada yaptim. Hepsi gerçek Struma gemisi, Maximillan,Maya Duran...Sonra derin bir düşünce yayıldı zihnime ve bir süre sonra etkisinden çıkamadığım için ağlamaya başladım..Ben zihnimde canlandırdım ama keşke filmi olsaydı ,filmi çekilseydi gerçekten rekor kırardı.
Sevgili dostlar,arkadaşlar