Eliff

Eliff
Hedefleri peşinde Kitap Kurdu Hayvansever‍ Fotoğrafçı Havalıyım havalı benim adım havacı...✈
Üniversite
36 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
INSANLARIN YOKLUGUNU ÇEKİP, KENDİNİ ÖLÜMÜN KOLLARINA BIRAKMAK
Puan vermedi·48 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2021 11:48
Herkese merhabalar Ne zamandir yoğunluktan kitap okuyamadım. Bugün sizlere Dünya Klasiklerinden Stefan Zweig'in Bir Çöküşün Öyküsü kitabından bahsetmek istiyorum. Yazarı çok seviyorum ve tüm kitaplarında okumaya çalışıyorum.Okuduğum altıncı kitabi hemen kitabi inceleyelim. Madame de Prie oyle güzel bir hayat yaşıyormuş ki ,herkes ona imrenir gıpta edermiş. Ama kral onu sürgün etmiş ve sürgün edildiğini kimseye söyleyememiş.Üzüntü Madame'ı günden güne eritmiş.Baska şeylerle oyalanmak çalışmada insanların ilgisine,hoş sözlerine ihtiyacı varmış.Kıskançlığın, kinin ,yalanın olmadığı bir yaşam yaşamaya değmezmiş... Kısacası gözden düşen bir kadının düştüğü boşluğu bu düşüşün sebep olduğu ruhi bunalımın ve çaresizliğin insana neler yaptırdığını anlatan öykü.Ama bitirince sizi bazı şeyleri sorgulamaya itecek Baş kahramanımız Madame de Prie ve onun ölümsüz olacağını düşündüğü ve bunun için aylarca uğraşıp bütün servetini harcadığı planının ne olduğunu ve planının işe yarayıp yaramadığını, onu ölüme iten sebepleri anlatan bir eser.Kitap ortalama 1 saatte bitiyor ama yine etkisi ömür boyu sürüyor diyebilirim. Şöyle bir alıntı yapmak istiyorum. İnsanlik tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi;kahramanlarını kendi seçer,ne kadar usandırıcı çabaya girerlerse girsinler hakki olmayanları acımasızca geri çevirirdi;talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi,arabaya bir daha yetişemezdi. Bu sözü biraz sorgulamanizi ve burdan ne çıkaracağımız konusunda biraz düşünmenizi istiyorum. Herkese iyi okumalar.. 9/10
1000Kitap
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
Reklam
10/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2021 22:45
Herkese merhaba arkadaşlar ne zamandır okuduğum ancak incelememi paylaşamadığım bir kitaptan bahsetmek istiyorum sizlere, "SERENAD " kitabi hiç vakit kaybetmeden başlayayım anlatmaya. Livaneli'nin okuduğum ikinci kitabı,ilk okuduğum "Huzursuzluk" kitabıydı. Huzursuzluğu her ne kadar beğenmesem de bu kitaba başlarken zincirlerimi kırarak , çok fazla ön yargıyla başladım. Livaneli bu kitabında kelimelerin hafifliği, anlatım ve kurgunun sağlamlığından faydalanmış.Bir kere gerçek bir hikaye var ortada.Her okuduğumda öteki sayfayı,olay akışını merak ettim. Karakterlerimizden olan Maya Duran ve Maximillilan Wagner ve eşi Nadia'nın tarihsel süreçteki hikayesini , yollarının kesişmesini kitap gün yüzüne çıkarıyor.Maya 'nın ailesine düşkünlüğü, ailesinin tarihinin nereden geldiğini soruşturması, abisiyle tartışması ve bir kadın olarak nelere göğüs gerdigi kitapda yer verilmiş. Kırım türkleri, 2.dünya savaşı nazi dönemi almanyası, türkiyedeki üniversitelerin kuruluşu ve tabii struma gemisi her şey anlatılmış bu hayran kaldığım kitapta. Az kişinin bildiği struma gemisi'ni bizlere tekrar hatırlatarak ve o günlere geri döndürerek yaşatıyor kitap.Güzel ve etkileyici bir aşk hikayesi de kondurulmuş içine. Savaş zamanlarında yaşanan olaylar ince bir sızı yayıyor benliğimize..Youtube dan "SERENADE" parçasını dinlemeyi unutmayın hatta açık olsun siz kitabınızı okurken arka fondan çalsın.Çalarsa o ortamda o zamanın şartlarına ışınlanıyorsunuz. Çok etkilendim ve kitap bittikten sonra derin bir araştırmada yaptim. Hepsi gerçek Struma gemisi, Maximillan,Maya Duran...Sonra derin bir düşünce yayıldı zihnime ve bir süre sonra etkisinden çıkamadığım için ağlamaya başladım..Ben zihnimde canlandırdım ama keşke filmi olsaydı ,filmi çekilseydi gerçekten rekor kırardı. Sevgili dostlar,arkadaşlar
Roman
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
GEÇİCİ DÜZENLER KÖPÜKLER GİBİ UÇAR GİDER
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Modern dünya klasiklerini okumayı çok severim. Bu seferde Jack London-Kızıl Veba'yı okudum. Jack London 1910 yılında kitabını yazmış 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlamış. Yazar eseri yazarken yaşadığı dönemle paralelleştirip bir kitap ortaya koyabilirdi ama o dönemde böyle bir salgın yoktu. 1918 yılında İspanyol Gribinin çıkması ve insanların ölmesi 8 yıl önce yazilan kitabin yazarının ileri görüşlü olmasını destekliyor.Okurken etkilendiğim bir kitap oldu.Özellikle tüm dünyamızı kısa bir zamanda etkisi altına alan Covid-19 hastalığı birçok yakınımızı,sevdigimizi,akrabalarımızı bizden kopardı.Adeta bir fırtına gibi dünyamızı kasıp kavurmaya devam ediyor. Kitapta: İnsanlığın bir hastalık yüzünden nerden nereye geldiğini, insanlığın sonunun ve bu sonu yavaş yavaş insanların hazırladığını gözler önüne seriyor. Kitapta ölen insanlardan çok hayatta kalmaya çalışanların mücadele verenlerin nasil bir zorluk ve bunalımda olduğu da anlatılıyor. Dedeleriyle torunları arasında çağ farkını değil, adeta medeniyet farkının olduğunu kitap bize baskilayarak söylüyor. Çok fazla anlatmak istemiyorum , en kısa zamanda okumanızı tavsiye ediyorum. İyi okumalar dilerim..
Dünya Klasikleri
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
ÇIĞ GİBİ BÜYÜYEN KORKU
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Stefano Zweig'in akıcı bir dille yazdığı "Korku " kitabı sayfa sayısı az olmasına rağmen bize oldukça fazla ders veren,bir öğretici bir kitap niteliğinde. Yaşadığımız hayat boyunca başımıza gelen şeyleri saymakla bitiremeyiz. İnsan oğluyuz, neticede etten yaratıldık her zaman için hata yapmaya meyilli programlanmışız.Değişik duygulara kapılabiliriz ; bazen mutlu bazen hüzünlü bazen ise korkulu.. Bir olay yaşadığımız da korkuya kapılmamalıyız. Yaptığımız hatalarla yüzleşmeliyiz eğer yüzleşmezsek ; korkumuz bir çığ gibi büyüyecek ve bizi saracaktır.. Ceza bir sonuç, korku ise belirsizlik silsilesidir.. En büyük ceza korku değil midir aslında insana??
KorkuStefan Zweig · Anonim Yayıncılık · 2020124,8bin okunma
10/10
·272 syf.··
2020 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2020 13:08
Michael Ende'nin sade bir üslupla yazdığı masalımsı,felsefesi ya da roman türünde bir eser. Baş kahramanımız olan Momo ve onun yakin arkadaşları olan Gigi ve Çöpçü Beppo, duman adamlar ve Hora ustası arasında geçen bir olay örgüsü mevcut. Konuya bakacak olursak: Aslında bize birçok şeyi tekrardan anlatıyor. Kaybettiğimiz zamanımız hakkında bize uyarı niteliğinde bir kitap. Şuan da içinde bulunduğumuz dünyada birçok şeye zaman ayırıyoruz telefonlara , bilgisayara ama kendimize ve ailemize zamanımız oldukça az. Mutlu olamıyoruz, doyumsuzuz , birçok şeyin de farkında değiliz aslında. Geçip giden ve asla dönüşü olmayan zamanımız var elimizde. Anı yaşamak ,mutlu olmak,sevdiklerimizle vakit geçirmek en büyük gaye olmalı. Küçük şeylerden de mutlu olmalıyız. Momo aslında bize çoğu şeyi tekrardan öğretiyor. Ne kadar maddi açıdan imkanımız olmasa da önemli olan geçip giden zamanı en iyi şekilde kullanmak, sevdiklerimizle vakit ayırmak, mutlu olmayı bilmek Momo gibi. Kitap okunmalı mi diye sorarsanız? Evet okunmalı tavsiyemdir.Momo dan herkesin kendine göre çıkaracağı bir ders var!!! Eee ne duruyorsunuz hadi baslayin biran önce "VAKİT KAYBETMEDEN " Baskalarina, kendi elimizle teslim ettiğimiz zamanımızı almanın tam sırası.... İyi okumalar, kitap severler...
Felsefe
MomoMichael Ende · Qanun Nəşriyyatı · 201982,1bin okunma