Yiğithan Köroğlu

Tavır her şeydir
"Tavır, tavır her şeydir. Kapılardan öyle bir geçeceksin ki kimse seni kovmaya cesaret edemeyecek."
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hiçbir Zaman Anlamadı İnsanoğlu Dünya birine kalacak olsaydı, Süleyman’a kalırdı. Ölüm satın alınsaydı, Nemrut tutar, alırdı. Çıkmadık canlara derman bulunurdu, Lokman Hekim ölmedi mi? Bu yüzden hiç korkmadık biz, Umudumuz hep Allah’tandı. Derdimize dedik: “Yüksel, istediğin kadar yüksel! Nasıl olsa geçmeyecek misin?” Zalime dedik: “Güçlen, dilediğin kadar güçlen! Nasıl olsa düşmeyecek misin?” Ve öyle oldu, Öyle oluyor, Öyle de olacak… Bu dünya, İyiyle kötünün arasında bir yerde;
Şiir
Penceredeki Adam
Aynı kalp rahatsızlığıyla, aynı kaderi paylaşan iki yaşlı adam, aynı hastane odasını da paylaşıyorlardı. Tek fark, biri cam kenarında, diğeri ise duvar dibindeki yatakta yatıyordu. Cam kenarındaki yaşlı adam her gün pencereden dışarı bakarak arkadaşına gördüklerini anlatırdı: “Bugün deniz sakin. Yine de hafif bir rüzgâr var sanırım, çünkü uzaktaki teknenin yelkenleri rüzgârla doluyor. Park bu sabah sessiz; iki salıncak dolu, iki salıncak boş. Dünkü sevgililer yine geldi. Aynı yere oturup konuşmaya başladılar, el ele tutuştular. Ne kadar da birbirlerine yakışıyorlar. Erguvan ağaçları ne güzel açmış; her yer mora bürünmüş. Erik ağaçları da beyaz çiçekleriyle onlara eşlik ediyor. Denizin üzerindeki martılar ne güzel de suya dalıyorlar; bugünkü yemeklerini arıyorlar.” Günler böyle geçip gidiyordu… Ta ki cam kenarındaki yaşlı adam bir gün kalp krizi geçirene kadar. O anda, duvar kenarındaki adam düğmeye bassa arkadaşını kurtarabilecekti. Ama şeytana uydu. Bunca zamandır sadece dinleyebiliyordu; artık görebilecekti de… İşte bunun için düğmeye basmadı, hemşireyi çağırmadı. Aynı kaderi paylaştığı arkadaşını ölüme gönderdi. Ama içinde bu durumu haklı gösteren bir ses vardı. Kendi kendine, bunun makul bir sebebi olduğunu düşündü. Ertesi gün, hastabakıcılar ölen yaşlı adamın yerine onu pencere kenarına almaya geldiler. Yatağının yerini değiştirdiler. Artık, günlerdir hayalini kurduğu manzarayı nihayet görecekti… Başını kaldırdı ve pencereye baktı. Ama gördüğüne inanamadı.
Alıntı
Lavinia
Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsun ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal. Sana gitme demeyeceğim. Gene de sen bilirsin. Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, İncinirsin. Sana gitme demeyeceğim, Ama gitme, Lavinia. Adını gizleyeceğim Sen de bilme, Lavinia.
Şiir
“Âşık olmak kolaydır. Oysa gerçek sevgi, yaşam boyu sürdürülen ve birbirini giderek daha iyi anlamayı, yaşam sorunlarını giderek artan bir biçimde paylaşmayı ve birlikte çözümler aramayı içeren bir olgudur.”
Sayfa 292
Alıntı