Nereye gideyim?
Benim yerim neresidir?
Kimlere doğru varayım?
Beni kimler anlar? Kimler derdime deva bulur? Beni
bu illetten, beni bu gurbetten kim kurtarabilir? Hangi
kardeş? Hangi hemşire? Hangi can yoldaşı? Hey, ana toprak,
ne kadar merhametsiz, n e kadar katısın? Benim ıstırabıma
ne kadar yabancısın? Ben senin üvey evladın mıyım?
Yoksa sen mi benim üvey anamsın? Eğer, ben senin
üvey evladın isem bu kolu kimin yoluna feda ettim? Niçin
şu anda, bu genç yaşımda bir derenin kenarında bir insan
viranesiyim?Senin yoluna gençliğimi harcadıktan sonra, gene orada, o düşmüş şehirde, senin hasretinle yanan ben değil miyim? İşte geldim: İşte geldim. Fakat, benim önümde, kızlann kaçıyor. Bana kızlann arkalannı çeviriyor. Onlara her uzattığım el boşlukta kalıyor.