Kitap, üçlemenin ortancası olan bir kitap. Aynı zamanda Fi dizisinin ikinci yarısı oluyor. Kitabı okuyan okurun yorumunun, kitapta neye dikkat ettiğine ve aynı zamanda okurun bilinç altının neye ilgi duyduğuna bağlı olacağını düşünüyorum. Yani kısacası kitabı cinsellikle bağdaştırmak isteyen bağdaştırabilir evet ama bence kitap psikolojik çerçevesi daha geniş olan bir kitap. Buradan yola çıkarak söylüyorum, ben farklı bir yorumda bulunacağım sanırım. Kitapta devlet düşmanlığı göze çok çarpıyor. Polislere böyle bir karakter yüklenmesi ve onların böyle anlatılması beni rahatsız etti açıkçası.
Ayrıca ilk önce diziyi izleyerek ardından bu seriye başladığım için karakterler o oyuncuların ağzından konuştu bana hep. Duru, dans ederken gözümün önünde Serenay Sarıkaya vardı örneğin. Ozan Güven o kadar iyi oynamıştı ki diğer projelerde de onu Can psikopatlığında biriymiş gibi görüyorum. Dahası; kitabı okurken Mehmet Günsür'ü kendini alıp giden ve tarlalarda sebze toplayan biri gibi canlandırır buldum kendimi.
Velhasıl kelam diziyi izledikten sonra kitabı okuyabilen biriyseniz şayet, önce diziyi izlemenizi tavsiye ederim. Oyuncular çok iyi oturuyor karakterlere. Olay daha iyi akıyor.
Ve ayrıca, elbette ki yazarı sevmiyorum. Kitaplarına para vermiyor, ödünç alıyorum. Yazarın Filistin ile ilgili düşünceleri ve söyledikleri beni çok rahatsız etti evet, ancak okuyucunun ahlakı, dini, düşüncesi ne denli sabit ve güçlü ise o denli etkilenmez ve yıkılmazdır.
Sadece sevdiğim yazarları okuyamam ki. Sevmediğim, onay vermediğim şeyleri de öğrenip bilmeliyim ki, karşıt düşüncemi güçlendireyim ve herhangi biri tarafından açılan bir tartışmada kendimi savunup karşıdan örnekler verebileyim değil mi (?)
İstediğiniz buysa yazayım ama: tü kaka.