Bay Rousseau’nun hala zaman zaman boğazını düğümleyen büyük bir üzüntüye kapıldığı oluyordu; ama kafasını karıştırıp elini ayağını keserek onu en çok sersem eden şey, dükkanın hafta içi bir gün kapalı kalmasıydı.
Gerçi hayat bana öğretmişti;kul kurar, felek gülerdi. Her ilmeğini planlayarak ördüğünüzü sandığınız atkı, gün gelir boynunuza dolanıverirdi. Ölüm diye bir şey vardı çünkü. O varken yarın ne demekti, planlar neye yarardı.