Bu şiirde Erlik’in kızını kötülüğe davet eden ve kötülüğü cehennemin karanlığı ile tasvir eden bir anlatım görmekteyiz.
Prof. Dr. Fuzuli Bayat’ın Türk Mitolojik Sistemi kitabında Erlik, Türeyiş Mitinin Altay varyantında da geçmektedir. Kadını yaratan Maydere ona can veremediği için Ülgen’in gelmesini beklerken Erlik bu durumdan faydalanır. Kadına kendisi can vererek insanın yapısıyla oynar. Erlik Maydere’nin yokluğundan faydalanarak demir komus adlı musiki aleti ile dokuz dilde üfleyerek kadına ruh verir. (Bayat, 109-110). Başka bir anlatıma göre de Erlik sadece kadını değil Maydere’nin yarattığı erkekleri de tahrip eder. Mitte belirtildiğine göre, Maydere insana sadece şekil verir, can veremez ve Ülgen’in yardımına başvurur. Erlik bu durumdan faydalanır ve insanın yanındaki bekçi köpeği kandırarak kadın ve erkeğin ruhlarını değiştirir. (Bayat, 111).
Börü ; Türk mitolojisi’ne göre her yüzyılda ya da yarı yüzyılda bir gökten kut getiren gök mavisi büyük kurt.
Her yüzyılda bir gelen kurtarıcıyıda anlam olarak ifade ediyor bu. Asrın Müceddidi yada asrın Gavsı...
Çin kaynaklı Ergenekon destanı yazıtlarında, Türklere yol göstermek için gökten gelen bozkurt tanrıyı ifade etmiştir.
Budist Türk mitolojisi Budist Uygur Rahipler
9'ncu yüzyılda Uygur Türkleri'nin Budizm dinini kabul etmiş ve bu dinin temeli üstünde ilk büyük yerleşik Türk kültürünü geliştirmişlerdir. Uygur rahiplerin bu dönemde binlerce Budist yazıyı, Sanskritçe ve Çince'den Türkçe'ye çevirmiş oldukları bilinmektedir. Bunların arasında birçok yabancı efsane de Türkçeye çevrilmiş, ama eski Türk destanları ve tarihi de yazıya alınmıştır. Hotan kentinde zamanının en büyük kütüphanesini oluşturmuşlar, ama maalesef Kırgızların bir saldırısında bu kütüphane tamamen yanmıştır. Günümüze sadece ufak tefek sayfa parçaları kalmıştır, ama bu sayfa parçalarının bazılarının üzerinde görünen sayfa sayıları (sayfa 500- sayfa 600) bu kitapların ne kadar geniş kapsamlı ve ayrıntılı olduklarını kanıtlamaktadır.
Bu az sayıdaki kalıntının arasında manastırlara yeni rahipler kazandırmak için tasarlanmış efsaneler de bulunmaktadır. Örneğin birisinde maddi hayatın kötü ve iğrenç olduğunu vurgulamak için korkunç bir hikâye anlatılmaktadır (Eski Türkçe):
körüp ince sakıntı. Bo menin yutuzum bo tep içgerü kirip ülüg birle yattı... Yeme esrökin biligsizin üçün ölügüg kuçup uluvsuz bilig sürüp ol ölügke katıltı küçedükinte ötrü ölüg yarıltı... ol yarsinçıg et'özinteki kan irin arıgsız yablak taşıltı tökülti... yeme ol tözün är kamag özi tonı baştan adakka tegü kanka irinke örgenip uvutsuz biligin üçün esrükin ögsüz bolup könülina anıg ögrünçülük boltum tep sakıntı... ançagınçagan yarın yarudı kün tugdı... ol tözün er esröki adıntı usınta uduntı birök başın yokarı kötürüp körti supurgan icre yatukın koyınta ölüg yatur irin kan tökülür tüze yıdıyor kenti özün körtü kop kanka bulganmış arıgsızka ürgenmişin körüp ötrü belinledi anıg korkutı ulug ünün manradı terkin tul tonka taşıkıp tezdi nece yügürür erti anca
Bütün insanlar ne istediklerini bilirler, fakat neye ihtiyaçları olduğunu bilmezler. Pisagor öğrencilerini kendiniz için dua etmeyin, diye uyarırdı. Tanrılardan ricada bulunduklarında kendileri için bir şey istememeliydiler, çünkü hiçbir insan kendi için neyin iyi olduğunu bilmez; dolayısıyla elde edildiğinde zarar verecek bir şeyi istemek doğru değildir. / Manly Palmer Hall