Çıktığı yolculukta meditasyon öğreten öğretmenlerle detanı ş mıştı. Bunlardan ikisi, Alara Kalama ve Vddaka
Brahmanlar arasında şöhret sahibi öğretmenlerdi . Alara
Kalama Siddhartha'ya hiçlik haline ulaştıran meditasyonu
öğretmişti. Udraka ise ne algılamanın ne de algılamamanın
olduğu bir alanın deneyimlenınesi üzerine yoğunlaşmıştı. Bu
metotlar eski Hinduizm' de raja yoga olarak yer alırdı. Bu
disiplinin ana hatlan Bhagavad Gita kitabında anlatılmıştı.
Siddhartha bu öğretmenlerine giderek ruh, ego ve bütün
i ş leri yapan "atman" ya da benlik hakkındaki doktrinleri din-
lemişti . Ruhların göçü (tenasüh) ve karma konusundaki
görüşlerini öğrenmiş; kötü insanların ruhları ıstırap çekmek üzere aşağı kasttan bir insan olarak, bir hayvan olaraJ<, ya da
cehennemde yeniden doğduklarını, buna karşılık kurbanlar vererek ve nefsine eza ederek kendini temizleyenlerin, varolu-
şun kademelerinde gittikçe yükselrnek üzere kral, Brahman ya da Deva olacaklarını konusundaki bilgilerini dinlernişti.
Benliklerini maddi hayattan ayırma metotlarını da ayrıntılarıyla incelediği bu öğretmenlerle aralarında geçen diyalog-
lar bazı kaynaklarda yer almaktadır:
Alara Kalama: "Aklın beş temeli olan dokunma, koku
alma, görme, duymanın fiilierini sezen o benlik nedir? El
ve ayaktaki iki yönlü harekette faal olan nedir? Ruhun problemi 'Ben söylüyorum', 'Ben biliyor ve seziyorum',
'Ben geliyorum', 'Ben gidiyorum' veya 'Ben burada kala cağım' ifadelerinde görülmektedir.
Senin ruhun bedenin değildir; gözün, kulağın, burnun, dilin, ya da aklın değildir. 'Ben' burnundaki kokuyu
duyandır, dildeki tadı duyan, gözdeki gören, kulaktaki işiten
ve akıldaki düşünendir. Ellerini ve ayaklarını hareket ettiren 'Ben' dir. 'Ben' senin ruhund ur. Ruhun mevcudiyetinden şüphe etmek dinsiz liktir ve bu gerçeği tefrik