Gece kadar karanlık,
Okyanus kadar derin yaralarım,
Ey bağrıma saplanmış hissizlik,
Yüreğimi kanatan hiçlik,
Ve Ey soysuz hayat;
Suskunluk bitirir mi acıyı !!!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kadınların ruhu kaplan pençeleri gibiydi.
Sevildiklerinde,kendilerini güvende hissettiklerinde, yavrusunu okşayan bir kaplanın pençesi gibi yumuşacık olabiliyordu.
Yaralandıklarında ise bir erkeği paramparça edebilecek bir öfke ile kasılıyordu.
Akıl "şimdi"yi öldürür.
O hep "daha sonra"sına bakar.
Duygular ise şimdiyle ilgilidir.
Daha sonrası için şimdiden vazgeçmekle, şimdi için daha sonrasından vazgeçmek....
Tanrı, Kendinden bir ruh kopardı ve onu Güzelliğe dönüştürdü. Zarafet ve inceliğin nimetlerini yağdırdı üzerine. Ona bir kadeh dolusu mutluluk uzatarak "Geçmişi ve geleceği aklından çıkarmadığın sürece bu kadehten sakın içme çünkü mutluluk andan başka bir şey değildir," dedi. Bir kadeh de keder verdi ona, "Bu kadehten bir yudum aldığında hayatın geçici neşeli anlarının manasını kavrayacaksın çünkü keder hep karşına çıkacak," diyerek.