Arkadaşlar unutun yabancı romanları, hikayeleri, hayal gücüleri, harry potterları...
Tamam Harry Potter'in yeri ayrı ama Atsız'ın Deli Kurt Romanı Hayal Gücünün aşkla harmanlanarak ve ecdadımızın gurur verici tarihiyle güçlendirilerek karşımıza geliyor. İnsanlar hem tarihe hem aşka hem de hayal ötesi gerçeklere doyuyor. Arkadaşlar aşk deyip geçtim ama bu öyle aşkı sonu olmayan, mutlu bitmeyen bir aşk... Ama aşık maşukuna kavuşamasada kavuşmak için yaptıkları bize yetiyor hatta artıyor. Tarihimizin bilinmedik yıllarını merak edenler bu mükemmel tarihi kurgu romanı Deli Kurt'u kaçırmasın. Ve tabi sondaki ölümler hepimizin ağlamasına, Aşk acısı kalplerimizde hissetmemize vesile oluyor.
Sana hayatın çok basit bir yasasını göstermek için : Gözümüzün önünde büyük hazineler olduğu zaman asla göremeyiz onları. Peki, neden bilir misin? Çünkü insanlar hazineye inanmazlar...
Kişisel menkıbelerimize giden yolda yüreğimiz yorulur,acı çeker ama eğer ki bizim olan kişisel menkıbemizin izinden gidiyorsak yüreğimiz acı çeksede bize her zaman yardımcı olur. Yazar amcamız bu konu üzerinde çok durmuş. Ve ben de sınava hazırlanma dönemimde olduğum için bu kitapta kendimi buldum. Artık yapamıyorum dediğim yerdeydim fakat bu kitabı okuduktan sonra ne kadar zorluk çekersem o kadar güzellik yaşayacağımı buldum. Yanı başımda bulunan hazineyi bile ne kadar zorluklar çekerek bulabileceğimizi bize gösteren Simyacı kitabı, ne olursa olsun pes etmemeyi ve hedeflerinize giden yolu bırakmamayı söylüyor. Ve hedeflerimize giden yolda ölmenin bile ne kadar güzel olduğu gözler önüne seriyor. Kitapta aşk da çok güzel işleniyor. Kişisel menkıbelerimize giden yolda aşkın bir engel olmayacağını eğer oluyorsa gerçek aşk olmadığını söylüyor. Her yaştan kişinin okuyabileceği ve sonucunda çıkartıcakları sonucun insanı geliştirdiği bir kitap. Herkes okusun. Ve kişisel menkıbelerine giden yolda güç kazansın. Yalnız unutmayın her güçlü kazanmaz