Değdiği yeri köz gibi yakan güneş tam tepededir. Irgat adı altındaki birtakım insanlar değil, paçavra yığınları beklemekten usanir. Birden deli bir sağanak . . . Ortalık sel sele gi der. Ardından güneş. Tırnağına kadar sırılsıklam paçavra yığınlarından dumanlar tütmeğe başlar.
Peygamberler kitaplar dolusu sabır getirmiştir Allah adına!
Yağımurda ıslana, güneşte tüte kururlar. Torbalardaki tandır, yufka dürümleri tükenip, çarşı ekmeğine verilecek son kuruşlar da suyunu çektikten sonra, aç çocukların feryadı göğe yükselir. önemli değildir. Peygamberler Allah adına sabır getirmişlerdir ya, hiç önemli değildir aç çocukların göklere yük selen feryadı. ölseler bile ne? öte dünya vardır, birer kuş gibi uçacaklardir Cennet-i ala'da. Cenneti ala'da yağdan, baldan dağlar, sütten ırmaklar . . . Analar, ·bir deri bi r kemik analar, kucaklarında açlıktan ölen yavrularına· kana kana göz yaşı, biledökemezler. Peygamberler mi, hacılar hocalar mı, öyledemi Allah verdi, Allah aldı. Kul ne ki Allahın iradesi karşısında? Ondan daha mı iyi bilecekler? Hikmetinden sual edilir mi? Yarın onlar ellerinde bakraç bakaç Cennet-i ala suları, analarını Cennet kapilarında bekliyecekler. Analar kucaklarında ölü ölüveren yavrulanna ağlamamalı sevinmelidirler. Bu yalan dünya'da yaşayıp da günahların çeşitleriyle kirleneceklerine, henüz günah çağına varmadan ölerek Cennet'e uçmuslardir kuş gibi. Allahın sevgili kullarıdırlar onlar!
Analar, erkek yüzlü analar, avuçları nasırlı analar, gözle rinde dökecek yaş kalmamış kupkuru analar, iş ve ekmek haberiyle dönecek erkeklerinden yana dikmislerdir gözlerini. O yana, kocalarının her sabah, daha şafak sökmeden gidip, omuz omuza doldurduğu « lrgat pazarınal Erkekler de kadınları gibi bir deri bir kemiktirler. Değdiği yeri köz gibi yakan güneşin