📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Stefan Zweig kitaplarını okurken bir anda "ne alakası var şimdi" ya da "yok tamam, bu kadar da olmaz herhalde" dediğim anlar o kadar sıklıkta ki, Ay Işığı Sokağı 'nı okurken, bu tepkileri ezbere bir şekilde verdim. Çıtırlık bir kitap, okumuş olmak için mi desem bilemedim. Derinleştirilmiş bir felsefe yok, Zweig tarzı değil zaten. Göze sokulmaya çalışılan bir şeyler yok, düz, ne ise o.
Her ne kadar macera kitabı olarak gözükürse gözüksün, akıcılığı da bunu destekler nitelikte olsa da, Deniz Kurdu okuyucuya bütün kitap boyunca çatışan 2 felsefeden bahseder. Bunu da gizlemeye gerek duymaz. "Ben macera kitabıyım" gibi bir komplekse kapılmadan, son derece özgüvenli bir şekilde yapar bunu. Kitabın konusu, kabaca, hayatı boyunca ailesi tarafından geçindirilmiş profesyonel bir yazar olmasına karşın yeniyetme bir "yaşar"ın bindiği seyehat teknesinin batışı üzerine kendisini kaba saba adamların arasında, koca denizin ortasında buluşu ve sonrasında yaşananlardır. Bu adamların kaptanı "Kurt" lakaplı arkadaş ise, az kalsın filozof olacak iken çevre faktörü, onu, denizlerin gördüğü en kaba adam olması için zorlamıştır. Kurt da okuyabildiği kadar okumuş, çevresindeki barbarlardan ne kadar az etkilenebilirse o kadar az etkilenmiştir. Bizim profesyonel yazar ile tanışınca da bir sohbet arkadaşı bulmuş olmanın mutluluğunu yaşar. Jack London
Okuduğum en kısa distopya kitabı. Dil üzerine uzmanlaşmış olmasına rağmen dünyayı yerle bir eden "kızıl veba"nın çıkışından sonra konuşma yetisini neredeyse yitirmiş yaşlı bir profesör ve 3 torununun sohbeti üzerine kurulmuş, Jack London kaleminin akıcılığı ile kayganlaştırılmış ufak bir hikaye. Jack LondonKızıl Veba