...
romantiklerden biri, Osmanlı Devlet memurları yetistirmiş iyi bir aileden gelen 19 yaşındaki şair Nâzım Hikmet'tir. Nâzım, 3 Ocak 1920'de Ankara'ya giden yolcular için ilk durak olan Karadeniz kıyısındaki İnebolu limanına, yanında üç genç yazar arkadaşıyla birlikte gelir. Mustafa Kemal'in meclise açıkladığı gibi Karadeniz kıyısındaki milliyetçi yetkililer öylesine dikkatliydi ki "uçan kuştan dahi haber vermektedirler." İnebolu Kaymakamı, boyunlarında kırmızı eşarpları bulunan ve komünizm yanlısı olduklarını gizlemeyen genç yazarlara giriş izni verilip verilmeyeceğini Ankara'ya sorar ve izin verilir.
Nâzım Hikmet Ankara'ya varınca aralarında milliyetçilerin Basın Müdürü, gazeteci Muhittin'in (Birgen) de bulunduğu sol-kanat İttihatçılarla dost oldu. Meclise götürülüp Mustafa Kemal ile tanıştırıldı. "Bazı genç şairler," dedi Mustafa Kemal, “modern olsun diye mevzusuz şiirler yazmak yoluna sapıyorlar. Size tavsiye ederim, gayeli şiirler yazınız.” Nâzım Hikmet, bu sözleri Mustafa Kemal'in açıklamak istediğinden farklı bir biçimde yorumladı__. Türkiye'nin en iyi ve modern şairi, yeteneğini Bolşeviklerin hizmetine sundu. Stalin'in upuzun diktatörlük döneminde bile Moskova çizgisinden şaşmadı. Nâzım Hikmet Ankara'ya vardığı zaman, Çerkez Ethem'in yenilgiye uğraması, ‘resmî olmayan' komünistlerin yargılanmasına yol açmıştı. Hayal kırıklığına uğrayan genç şair bir köy okulunda öğretmenliğe başladı. Birkaç ay sonra da Sovyet Rusya'ya gitti.