Seda Zerentürk

Seda Zerentürk
Bir ses: Her şeydir kitap.diyor. *** "En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır." Mustafa Kemal Atatürk ***
Öğretmen ( TDE ) - MEB
Lisans
Adana
Adana
469 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Mustafa Kemal 16 Temmuzda Ankara'daki öğretmenler kongresinin açılışında yaptığı konuşmada, aklından geçenleri açıkladı. Yeni yetişen kuşağın güçlü bir düzen ve disiplin duygusuna sahip olması gerektiğini bildirdi. Edinilecek kültür, eski batıl inançları kapsamamalı ve "yabancı fikirlerden, şarktan ve garptan gelebilen bilcümle tesirlerden tamamen uzak, seciyei milliye ve tarihiyemizle mütenasip” olmalıydı. Bu da bir ilk adımdı. Doğu, yani Bolşevik ve İslam etkilerinden uzaklaşma başlamıştı, ardından batıya doğru ilerleme gelecekti.
Sayfa 371 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Batı Cephesi- Yunanlıların Yenilgisi- İsmet Paşa
İsmet Paşa, Mustafa Kemal'e telgraf çekti. “Düşman, binlerce ölüsüyle doldurduğu savaş meydanını silahlarımıza terk etmiştir.” Mustafa Kemal, unutulmaz bir yanıt verdi: Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Muharebeleri'nde üzerinize yüklendiğiniz görev kadar ağır bir görev yüklenmiş komutanlar pek azdır. Milletimizin istiklâl ve varlığı, dahîce idareniz altında görevlerini şerefle yapan komuta ve silâh arkadaşlarınızın kalbine ve vatanseverliğine büyük bir güvenle dayanıyordu. Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs [aksi, ters] talihini de yendiniz...
Sayfa 369 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Tarih
Fikriye, Mustafa Kemal'in üvey babasının yeğeni...
Mustafa Kemal'in hem ev hem büro olarak kullandığı (halk arasında 'konak' diye bilinen) İstasyon Şefinin evinde Fikriye onun kâhyası, özel sekreteri ve arkadaşı olarak yaşamaya başladı. Yirmi üç yaşında, ince yapılı, Avrupalı hanımefendiler gibi giyinen, güzel bir kız olan Fikriye kendini tümüyle Mustafa Kemal'e adadı. Piyano çalıyordu ve uygarlıktan uzak bir sınır kasabası görüntüsündeki yere sevimli bir yuva havası getirmişti. Sağlığı oldukça kötüydü, verem geçirmişti ve tıpkı Mustafa Kemal gibi o da sıtmaya yakalandı; buna karşın sürekli at biniyordu. Yakınlıklarının bir simgesi olarak Mustafa Kemal'in kehribar tespihinden yapılmış bir kolye takıyordu. Ondan hiçbir istekte bulunmuyor ve yaveri Salih, yazar Ruşen Eşref gibi dostlarının hanımlarıyla ve 1918 Kasımında İstanbul'daki evinde kaldığı levanten dostu Madam Fansa ile çok iyi geçiniyordu. Akıllı, sağduyulu, ideal bir arkadaş gibiydi. Ama Mustafa Kemal, annesi Zübeyde Hanım'ın Fikriye'yi eş olarak uygun bulmadığını ve kız kardeşi Makbule'nin de onunla geçinemediğini biliyordu. Ne annesi ne de kız kardeşi onu başka bir kadına bırakmaya hazırdı. Mustafa Kemal saygılı bir oğuldu. Üstelik gereksinimleri karşılandığı sürece, birine bağlanmadan yaşamaktan mutluydu. Evlilik konusu şimdilik bekleyebilirdi.
Sayfa 361 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Tarih
Nazım Hikmet- Atatürk karşılaşması...
... romantiklerden biri, Osmanlı Devlet memurları yetistirmiş iyi bir aileden gelen 19 yaşındaki şair Nâzım Hikmet'tir. Nâzım, 3 Ocak 1920'de Ankara'ya giden yolcular için ilk durak olan Karadeniz kıyısındaki İnebolu limanına, yanında üç genç yazar arkadaşıyla birlikte gelir. Mustafa Kemal'in meclise açıkladığı gibi Karadeniz kıyısındaki milliyetçi yetkililer öylesine dikkatliydi ki "uçan kuştan dahi haber vermektedirler." İnebolu Kaymakamı, boyunlarında kırmızı eşarpları bulunan ve komünizm yanlısı olduklarını gizlemeyen genç yazarlara giriş izni verilip verilmeyeceğini Ankara'ya sorar ve izin verilir. Nâzım Hikmet Ankara'ya varınca aralarında milliyetçilerin Basın Müdürü, gazeteci Muhittin'in (Birgen) de bulunduğu sol-kanat İttihatçılarla dost oldu. Meclise götürülüp Mustafa Kemal ile tanıştırıldı. "Bazı genç şairler," dedi Mustafa Kemal, “modern olsun diye mevzusuz şiirler yazmak yoluna sapıyorlar. Size tavsiye ederim, gayeli şiirler yazınız.” Nâzım Hikmet, bu sözleri Mustafa Kemal'in açıklamak istediğinden farklı bir biçimde yorumladı__. Türkiye'nin en iyi ve modern şairi, yeteneğini Bolşeviklerin hizmetine sundu. Stalin'in upuzun diktatörlük döneminde bile Moskova çizgisinden şaşmadı. Nâzım Hikmet Ankara'ya vardığı zaman, Çerkez Ethem'in yenilgiye uğraması, ‘resmî olmayan' komünistlerin yargılanmasına yol açmıştı. Hayal kırıklığına uğrayan genç şair bir köy okulunda öğretmenliğe başladı. Birkaç ay sonra da Sovyet Rusya'ya gitti.
Sayfa 358 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Tarih
1921 yılında Ankara'yı ziyaret eden milliyetçi yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu, mecliste Mustafa Kemal'in herkes tarafından sevilmediğini belirtmişti. En yaygın şikâyet, orduya komutanlık etmek yerine tum zamanını politikaya harcıyor olmasıydı. Ama politikaya öncelik tanınması gerekliydi.
Sayfa 347 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Tarih
Reklam