Sağlığı kötüledikçe, Çankaya Köşkü'nün bahçesinde evi bulunan kız kardeşi Makbule'ye daha yakınlaştı ve gezilerinde Makbule ona eşlik etmeye başladı. Nöbet defteri ondan "Büyük Bayan" olarak söz ediyordu. 1920'lerin sonuna doğru evlat edindiği beş kızdan ikisi, Sabiha Gökçen ile Afet İnan yakınında kaldılar. Zehra adındaki manevi kızı 1936'da Fransa'da trenden düşerek yaşamını yitirdi. Fransız polisinin yaptığı soruşturma sonunda intihar ettiği kararı açıklandı.
Sabiha'nın eğitim yaşamı sık sık hastalıklarla bölündüğünden pek parlak geçmedi, ama pilot olma arzusunu gerçekleştirdi. Eğitim amacıyla önce Rusya'ya gönderildi ve özel bir izinle askeri pilot olmasına olanak tanıdı.
Sayfa 587 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Atatürk yaşam biçimini gizli tutmak için çaba göstermedi. Bir öyküye göre 1930'da İzmir'i ziyareti sırasında dostlarıyla birlikte otelin giriş katında akşam yemeğine otururlarken şehrin valisi perdelerin kapatılmasını emretmiş. Mustafa Kemal ise "Peki ama halktan gizleyecek bir şey mi yapacağız? O böyle bir sofrada ne yapılacağını sanırsa yalnız onu yapacağız. Perdeleri açınız," diyerek itiraz etmiş. Başka bir öyküye göre gizli tutma çabalarının sefahat söylentilerinin çıkmasına yol açacağını da eklemiş.
Başka bir gün İstanbul'da Moda Burnunda bir yatta içki içerken, kadehini çevresini saran teknelerdeki insanlara doğru kaldırmış, ve "Yurttaşlarım! Buna rakı derler. Biliniz ki bunu ben öteden beri içerim. Şimdi de kadehimi kaldırıp sizlerin şerefinize içiyorum,"" diye seslenmişti.586
Sayfa 586 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
1937 yazı, Atatürk'ün Florya'daki yeni deniz köşkünde geçireceği ikinci ve son tatili olacaktı. 1935'de henüz tamamlanmamış iskelenin açığında yüzerken çekilmiş fotoğraflarında sağlıklı görülüyor. Ertesi yaza kadar kilo almıştı. 1937 yılına gelince, yüzü gerilmiş ve bedeni sağlıksız görünüyor. Yıllarca epey içki içmesine, düzensiz bir yaşam sürmesine karşın, güçlü bedeni iki kalp krizini, sıtmayı ve diğer hastalıkları atlatmasını sağlamıştı. Falih Rıfkı Atay'ın belirttiği gibi 1930'lu yılların ortalarında bütün gece uykusuz kaldıktan sonra ertesi sabah ordu tatbikatını izleyecek durumda olabiliyordu. Pikniklerde oyunlar oynanırken Dikmen tepesinin dik yamacını genç bir adam gibi hızla koşarak çıkabiliyordu. Açık havada yaşamayı seviyor ve zamanının çoğunu örnek çiftliklerinde geçiriyordu. Artık at binmediğinden yaptığı tek spor, akşam yemeklerinden önce bilardo oynamak ve yaz aylarında yüzmekti.
Günlük araba gezileri, Boğaz'da ve Marmara Denizinde yapılan tekne gezintileri, yurtiçi yolculukları, son padişahların sakin ve saklı yaşamlarıyla keskin bir karşıtlık gösterir. Padişahlar ancak haftada bir kez, cuma günleri en yakın camiye giderlerken halkın karşısına çıkarlardı.Atatürk ise sık sık tren istasyonlarında, otellerde, lokantalarda, sergilerde, toplantılarda ve plajda halkın arasında oluyordu. Ama Fransız askeri ataşesi Albay Courson de la Villeneuve daha 1934 yılında, "Gazi 53 yaşında ve bu yaşta insan yaşam biçimini çok zorlarsa sağlığı birdenbire bozulur," diye yazmıştı.
Sayfa 583 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
...İnönü anılarında, cumhuriyetin doğuşu sırasında Atatürk'ün eski dostlarının onun beklenmedik davranışlarından ürktüklerini ve hep onu frenlemeye çalıştıklarını anlatıyor.
Sayfa 583 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
1936 Kasımının ortasında Atatürk hastalandı. Akciğer tıkanıklığı tanısı konarak dinlenmesi ve içki içmemesi önerildi. Aynı zamanda bedeninde çıkan döküntüler siroz hastalığının belirtisiydi ama doktorlar bu tanıyı koyamayınca, Atatürk Çankaya Köşkünde dolaşan karıncaların ya da başka böceklerin izi olacağını düşündü. Çankaya ilaçlanırken İstanbul'a gitmeye ve Yalova kaplıcalarında dinlenmeye karar verdi. Hastalık, sancağı Suriye'den koparmaktaki kararlılığını güçlendirmişti. Ankara'dan ayrılmadan önce Fransız Büyükelçisini ve askeri ataşesini Ankara Palas otelinde masasına davet etti. Fransa'ya karşı dostluk duygularından söz ettikten sonra halkına Hatay'ı almaya söz verdiğini ve sözünü tutmaya kararlı olduğunu açıkladı.
...
Doktorların dinlenme ve içkiden uzak durma tavsiyelerini, Atatürk hiç dinlemedi.:(
Sayfa 581 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu