Herkesin hakikat diye telakki ettiği görünüşü herkes başka başka türlü görmeye mahkumdur. Hiç kimse yoktur ki dünyayı biraz kendine çekmesin. Zira gözlerimiz hakikat dediğimiz bu dünyayı gördüğü anda onu derhal kendimize göre tahrif etmeye başlar. Daha doğrusu gözlerimizin gördükleri ancak kendimize göre görünen şeylerdir. Bunun için dünyada herkesin bulduğu hakikat kendi bakışlarının olduğu kadar hususidir. Zira çocukluğun, gençliğin, orta yaşlılığın ve ihtiyarlığın gözleri hep başka başka görür ve hepimiz kendi dünyamızı böyle değişen gözlerle süzerken onu gönlümüzde bulduğumuz renklerle boyarız. Öyle ki bize çarpan böyle kendimize göre boyanmış bir dünya olur. Denilebilir ki hakikat ve kainat hep gönlümüzün neşesine veya elemine göre değişir.
Sayfa 186 - Yapı Kredi Yayınları-Anı-Roman. ( Deli enişte Hacı Vamık Bey)·Kitabı okudu
Sahibi olduğumuz şeylerin hiçbiri sadece
maddi kalamaz. Onların temelleri adeta benliğimizde kökleşir ve mevcudiyetleri maneviyatımıza tesir etmekten geri kalmaz.
Evimiz sade bir ev değil, kendimize göre bütün bir şehirdir. Muhitimiz bir iki mahalleden ibaret değil, bütün dünyamızdır. Çocukluğumuzun oyunlarına, gençliğimizin aşklarına ve orta yaşımızın tecrübelerine çerçeve teşkil eden yerler birer birer öğrendiğimiz ve sevdiğimiz kelimelerle gönlümüze göre bir lisan söyler.
Sayfa 175 - Yapı Kredi Yayınları-Anı-Roman. ( Deli enişte Hacı Vamık Bey)·Kitabı okudu