Ziya Hurşit, Ankara'ya geldi. Mustafa Kemal'in mutlak iktidarı eline geçirmesine sürekli olarak karşı çıkmıştı. 1921 yılında Sakarya zaferinden sonra parlamentoya gelen Mustafa Kemal'i kutlamak için bütün milletvekilleri dışarı koşarken o içerde kalmış ve karatahtaya "Bir millet putunu kendi yapar, kendi tapar," cümlesini yazmıştı. Mustafa Kemal'in Laz korumaları tarafından öldürülen milletvekili Ali Şükrü Bey'in arkadaşıydı ve meclisten adalet istedikten sonra, cenazesini gömülmek üzere Trabzon'a o götürmüştü.
Sayfa 511 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Bursa'da/Sabiha adında genç bir kız ona yaklaşıp öğrenimini sürdürmek için yardımını istedi. Mustafa Kemal yetim olan Sabiha'yı evlat edindi. Hemen hemen aynı zamanda *^Rukiye ve Zehra** adında yaşça biraz daha büyük iki kızı da evlat edindi. Kısa süre sonra manevi çocuklarının sayısı artacaktı.
***
1925 Ekiminde ziyaret ettiği İzmir'de açık renk saçlı genç bir öğretmenin görünümünün ve kibarlığının etkisi altında kaldı. 18 yaşındaki genç kızın adı Afet idi. 2. Ordu Müfettişi Fahrettin'e (Altay) genç kızı şöyle tanıttı:
Ailesi Selanik'te bizim aile ile akraba denecek kadar yakındır. Kendisine burada tesadüf ettiğime sevindim. Annesi ölmüş, babası genç bir kızla evlenmiş bu da hayatını kazanmak için öğretmen olmuş. Okumaya çok meraklı, fakat tahsilini ilerletmeye imkân bulamıyormuş, kızım olmayı kabul etti. Ankara'ya gelecek, hem öğretmenlik yapacak hem de tahsilini yükseltmek imkânı bulduracağım.
Sayfa 50 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
17 Şubat 1926 tarihinde meclis yeni Medeni Kanunu kabul etti. İsviçre yasaları temel alınarak hazırlanan kanun, kadınlara yeni haklar tanıyordu. Mustafa Kemal'in altı ay önce karısını boşamasına izin veren İslam yasasının kullanımı sona erdi. Eski yasaya göre mirastan alacakları pay erkeklerin yarısı kadar olan kadınların payı artık eşit olacaktı. Ama o zaman çoğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi erkekler evin reisi konumunu sürdüreceklerdi; aile reisinin izni olmadan kadınlar dışarıda çalışamayacak ya da yurtdışına gidemeyecekti. Buna rağmen, Medeni Kanun, Türk kadınlarının özgürlüğünü kazanmasında önemli bir adım sayılırdı.
Şehirlerde yasa derhal uygulanmaya başladı. Daha önceleri kadın öğretmenler, yalnızca kız okullarında ders verebiliyordu ve Büyük Savaş sırasında hastanelerde ve hatta atölyelerde işe alınmışlardı. Atatürk'ün reformlarıyla kadın öğretmenler tüm karma ilk ve orta okullarda ders vermeye başladılar, hukuk, tıp ve kamu hizmeti alanlarında meslek sahibi oldular.
Sayfa 506 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu