Zafer Çimen

Zafer Çimen
@Zafercimen
Fotoğrafçı
6 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Aşk maceralarının nihai amacı?
Bu kadar gürültü patırtı niye? Nedir bu acele, bu çırpınış, bu acı, bu çaba?.. Niçin böyle önemsiz bir şey bu denli büyük bir rol oynuyor hayatımızda?.. Burada söz konusu olan aslında hiç de önemsiz bir şey değildir; tam tersine, içtenlikle gösterilen bu çaba, bu gayretkeşlik meselenin önemine uygun düşüyor. Bütün aşk maceralarının amacı... aslında insan hayatındaki bütün öteki amaçlardan çok daha önemlidir; dolayısıyla bu amaca yönelenlerin büyük bir ciddiyetle haraket etmelerini de haklı çıkarır niteliktedir. Öyleyse nedir bu amaç? Ne iletişimsel, ne cinsel bir rahatlama, ne birbirini anlama ne de eğlencedir asıl amaç. Romantizm insan hayatına hükmeder çünkü: Bütün aşk maceralarının nihai amacı bir sonraki kuşağın olur oluşturulmasından... insan ırkının gelecekteki varlığının sağlanmasından ve özel yapısının belirlenmesinden başka bir şey değildir.
Sayfa 230·Kitabı okudu
İlişkiler
Reklam
Yaşam iradesi
Montaigne'e göre, aslında zihnimiz bedenimizin kölesiydi ama biz kibirli olduğumuz için bunun tam tersine inanıyorduk. Schopenhauer da bu görüşe katılıyordu. Ancak Schopenhauer bu düşünceyi daha da ileri götürdü. Mantığın bedene yenik düşmesini zayıf örneklerle açıklamaya çalışmak yerine, mantığımıza tümüyle hükmeden, mantığın bütün planlarını bozan, bütün yargılarını çarpıtan güce "yaşam iradesi" (Wille zum Leben) adını verdi. Yaşam iradesi, insanın doğasında var olan bir hayatta kalma ve üreme güdüsüydü. Yaşam iradesi sayesinde en ağır bunalımı geçirenler bile, bir gemi kazasına uğradıkları ya da ölümcül bir hastalığa yakalandıkları zaman hayatta kalmak için savaşıyorlardı. Yine yaşam iradesi sayesinde, en aklıyla haraket eden, en kariyer düşkünü insanlar bile gülücükler dağıtan bir bebek karşısında yumuşayıp baştan çıkıyorlardı; zaten bebek görünce eriyip bitmeseler bile bir gün nasılsa çocuk sahibi olacak, çocuk doğunca da onu delice seveceklerdi. Uzun bir tren yolculuğu sırasında güzel bir yolcu görünce insanın aklının başından gitmesine yol açan da yine yaşam iradesiydi.
Sayfa 229·Kitabı okudu
Alıntılar
Kendi düşüncelerimizi ulaşamadığımız bir açıklık ve kesinlikle ifade edebilmiş yazarlardan alıntılar yapmak bize cazip gelir çünkü bu kişiler sanki bizi bizden daha iyi tanıyor gibidirler. Onlar, kafamızın içinde utangaç bir kenara sinmiş düşünceleri kısa, öz ve şık cümlelere dönüştürmeyi başarmışlardır. Yazdıkları kitapların sayfa boşluklarını notlarla doldurur, nerede kendimizden bir parça bulursak oranın altını çizer, bizim düşüncelerimizi ifade ettiğini düşündüğümüz her şeyi ödünç alırız. Özellikle de bu yapıt antik döneme ait giysilerin giyildiği, hayvanların kurban edildiği bir çağda kaleme alınmışsa. Bütün bunları yaparken sanki bu sözler bize kim olduğumuzu hatırlattığı için onlara olan minnettarlığımızı gösteremeye çalışırız.
Sayfa 198·Kitabı okudu
Miletli kız ve Thales
Gözlerini yukarı dikmiş, durmaksızın gökkubbeyi düşünen filozofa bir çelme takarak önce ayağını bastığı yeri iyice incelemesi, ancak bundan sonra bulutların ötesindekileri düşünmeye başlaması gerektiğini anlatmaya çalışan Miletli kıza hep şükran duymuşumdur... Felsefe ile uğraşan herkese, o kızın Thales'e yönelttiği eleştiriyi yöneltmek, onun bastığı yeri göremediğini söylemek mümkündür.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Felsefe
Eğitim Sistemi
Eğitim sistemimizin saçmalığına geri dönmek isterim: Bu sistemin amacı bizi iyi ve bilge biri haline getirmek değil; bilgili bir insan yapmaktı. Bunu başardığını da söyleyebilirim. Okullarda bize erdemi aramayı ya da bilgeliği kucaklamayı değil ancak bu sözcüklerin türemiş hallerini ve köklerini öğrettiler... Hemen şu soruları soruyoruz, "Yunanca ya da Latince biliyor mu?", "Şiir ya da düzyazı yazabilir mi?" Ama asıl önemli soruyu sormak en son aklımıza geliyor: "Daha iyi bir insan, daha bilge biri oldu mu?" Oysa, kimin daha çok şeyden anladığını değil kimin daha iyi anladığını merak etmeliyiz. Biz yalnızca belleğimizi doldurmakla uğraşıyor, kavramayı, doğruyu yanlıştan ayırt etme becerisini kazanmayı o kadar da önemsemiyoruz.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Eğitim
Reklam