Bizi bu hayatta ne inancın uhrevi hazlarına ne de dünyevi bir cennetin bedensel arzularına beslenecek umut ayakta tutmalıdır, bilakis doğruluktan ve güzellikten, şerefimizden ve ahlakımızdan duyduğumuz haz bize güç vermelidir.
Ey yalnızlık! Ey yurdum yalnızlık! Nasıl da mutlu ve narin konuşuyor sesin benimle!
Birbirimizi sorgulamayız, birbirimize yakınmayız, birbirimize açığız ve birlikte geçeriz açık kapılardan.
Çünkü açıktır sende hava ve aydınlıktır; ve saatler bile daha tez ayaklarla koşar burada. Çünkü daha zordur zamanı taşımak karanlıkta.
Burada varlığın tüm sözleri ve sözcük-kutuları açılıyor bana; varlığın tümü sözcüğe dönüşmek ister burada, tüm oluş burada benden konuşmayı öğrenmek ister.
Ama aşağıda – orada her türlü konuşma boşuna! Orada unutmak ve önünden geçip gitmektir en iyi bilgelik: Bunu öğrendim şimdi!