Zehra çelebi

O gün bir şey daha öğrendim : sevdiğinin gözyaşlarıyla ıslanan bir omuz, ömür boyunca kurumazmış.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Reklam
En büyük meziyetim, insanlara heyecan verebilmektir. İnsanın en güzide meziyetleri takdir ve teşvik ile inkişaf eder. Amirlerin tenkitleri kadar insanların ihtiraslarını öldüren birşey yoktur. Ben bir tek kimseyi tenkit etmedim. Ben insana, çalışmak için hız verilmesine inanıyorum. Onun için başkalarını methetmiye can atarım. Başkalarında kusur bul- maktan istikrah ederim. Birşeyi beğendim mi, takdirimi ibzal etmekten zevk alırım.
İslâm'ın öteki prensiplerini ve kurumlarını anlayabilmek, o prensipleri ve kurumları anlamlandırabilmek, bu ilk prensibin (kelime-i şehadet) ifade ettiği anlamı bütün boyutlarıyla kavrayabilmekten kaynaklanmaktadır. Bu kavrayışın nasıl olacağı hususundaki yöntemi de Hz. Ebubekir örneklendirmiştir. Miraç vesilesiyle kendisine sorduklarında: "Resûlullah söylüyorsa, doğrudur" cevabı değindiğimiz yöntemin anahtarı değerinde sayılır.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Bu umutsuz karanlıktan nasıl kurtulur bu insan? Kurtulur mu? Çektiği sonsuz acılar, işlediği yanlışın kefareti sayılmasın mı? Kendini denetleyenler için umut kapıları sonsuzca açıktır. Yeryüzü dolusu yanlışa, yeryüzü dolusu bağış vaadediliyor. Ne var ki, kendine getirmek için çok sarsmak gerek bu insanı. Dengesini yeniden bulduruncaya değin sarsmak gerek. Bir kez kendine gelip de o bir adı yürekten andı mı, yeniden aydınlığa döndürülecektir yüzü. O zaman, yeniden, umabilme yeteneğini kazanacaktır. Umutlu oldukça da, umduğu verilecektir kendine.
Sayfa 15·Kitabı okudu
"Ölenler ile yaşayanlar arasındaki fark bu mu? Biri yerin yüzünde. Biri yerin koynunda. Aramızdaki fark bu kadar mı?"
Sayfa 63·Kitabı okudu
Reklam