Zehra çelebi

Risk Almadan Yazıyorum…
8/10
·1724 syf.··
2017 74. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2017 00:58
Kitabı elime ilk aldığımda farklı bir duyguya kapıldım. Bunun sebebiyse meşhur “Vatan Şairimiz Namık Kemal”di. Hayranı olduğum bir yazardır “Namık Kemal”. Sürgün yıllarında son günlerini yaşarken elinde “Victor Hugo’nun Sefiller” kitabı varmış. Bu kitabı okurken gözlerini yummuş hayata. “Hürriyet Kasidesi” gibi devasa bir şiiri o zamanın şartlarında yazabilmiş bir yazarın, son okuduğu kitabın “Sefiller” olması benim için baya değerliydi. Kitabı bu duygu içinde alıp okumaya başladım. Tadını çıkara çıkara, azar azar… Neticede 23 günde kitabı bitirebildim. Kitap bittiğinde ise evet dedim. Bir esere eğer “Klasik” denilecekse böyle bir kitap olmalı. Ki çoğu klasik denen eser benim nezdimde hiçte klasik olmayı hak etmiyor. Ama “Sefiller” tam tamına bir klasikti. Peki, neden tam tamına klasikti? Kitabın olumlu veya olumsuz özelikleri nelerdi? Başlayalım Efendim… 1. Cesaret Yazar kitabın yazıldığı döneme göre çok cesaret gerektiren bir iş yapmış. O zamanın karanlık Avrupa’sında sürgün ve hapis hayatı yaşayacağını bile bile “Özgürlük, Adalet, Eşitlik” gibi konuları işlemek bir cesaret işidir. Cesur yazar her zaman takdiri hak eder. Ayrıca kendinden sonraki birçok yazara da “Hugo” bu konuda örnek olmuştur. Onların açtığı çizgiden yürüyen yerli yazarlarımız “Tanzimat Dönemi” ile birlikte bu konuları işlemeye başlamıştır. 2. Evrensel Konular Kitabı ana konusu sefillik. Fakat sefilliğin çeşitleri yok mudur? Örneğin bir hayat kadının sefilliği, bir mahkûmun yaşadığı sefillik, bir yetim kızın sefilliği, bir dilencinin sefilliği, devrik bir liderin sefilliği, bir kaçağın sefilliği, bir hırsızın sefilliği, bir devrimcinin sefilliği, bir vicdan sefilliği… Sefillik diye düşünmeye başlasak bu ve buna benzer birçok şey sıralayabiliriz. Kitabı beğenmemin bir nedeni de aklımıza
Edebiyat
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,4bin okunma
Zehra çelebi
Ben de Türklerle ilgili yerde, oldu mu şimdi bu, dedim. Ama gerçek bu maalesef her yüzyılda biz onlara göre ağzımıza kuş da tutsak gereksiz varlıklarız 😡 Argo kelimelerin tarihiyle ilgili yaptığı açıklamalar da neydi yaa 🤨off. Kusura bakmasın ben roman okumak istedim ve atladım 200/300 sayfa belki de bu 4 ciltte 🤭
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2022 88. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2022 14:06
La peau de chagrin... Sağrı derisi. Sağrı bölgesi, memeli hayvanların kalça kısmı yani bel ile kuyruk arasındaki bölgeye verilen ad. Chagrin kelimesi muhtemelen fransızcaya türkçe sağrı kelimesinden geçmiş. Bu deri parçası sihirli ve Alaaddin'in sihirli lambası gibi dilekleri yerine getirdiği için kitap türkçeye Tılsımlı Deri diye çevrilmiş. Almancasına bakıyoruz, oraya Ölümcül Arzular diye geçmiş. Çünkü her dilek deriyi küçültüyor ve deri yok olunca deriye sahip dilek sahibi de ölecek. Kitap Dorian Grey'in portresi gibi fantastik bir kitap. Beş parası olmayan genç ve yetenekli bir delikanlının sırf parası olmadığı için Paris'in yüksek sosyal tabakasına girememesini konu ediniyor. O çevreye girmek için ilk şart para, hele o çevreden bir kadına aşıksanız parayı güvercinlere yem atar gibi saçmazsanız aşkınızın hiç şansı yok. Genç delikanlı da aşık, hem de herkesle gönül eğlendiren ama kimseye ciddi anlamda açılmayan bir genç kıza. Bu genç kızı hal ve hareketini kitabın sonunda Balzac toplumun kendisine benzetecektir, bu anlamda çok manidar bir karakter. Akıcı, heyecanlı ve düşündürücü bir hikaye okudum, her ne kadar 35 Balzac kitabı sonrasında pek yeni ve şaşırtıcı bir konu ile karşı karşıya kalmadıysam da. Okuma acemisi iseniz, okuma konusunda belirli bir mesainiz yoksa, klasikler ve edebiyat ile yeni tanışıyorsanız genel olarak Balzac sıkıcı gelebilir. Daha sonra okumak gerekebilir. İyi okumalar dilerim
Die Tödlichen WünscheHonore de Balzac · Diogenes Verlag · 19771,240 okunma
Zehra çelebi
Üç günde, yoğun betimleme olan bir kitabı okumak, müthiş...
10/10
·90 syf.··
2021 18. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mart 2021 22:56
Sır..Evet vardır herkesin kendi lisanı haliyle Rabbiyle arasında olan bir sırrı..Bu öyle bir sırdır ki kimselere söylenemez, söylense anlaşılamaz, ancak hal ehline malum olan bir sır.. bu sır ciğer yakar, kalp deler, kanlı gözyaşları akıtır, sebepsizce ağlatır, gözü döküp ağlatır.. dertler sökün edip gelir de, bunlar tohumu toprak altında çatlatıp yeryüzüne çıkartacak meziyette olduklarından şikayetçi olunmaz, teslim olunur. Evet vardır hepimizin Rabbiyle arasında terennüm eden bir sırrı... Sır aşikar edilmez, arif konuşsa helak olacaktır, aşık susarsa... Bu kitap sana sen varsın, sırrın kadar varsın diyecek, sırrın kadar konuşacaktır seninle. Neye talip olduğunu, nerede tükendiğini ve sana kimlerden olduğunu sorgulatacak ve belki de en önemlisi: sadıklardan haberdar edecek. Hani Hak Sübhanehu Teala'nın Tevbe 119.ayette “sadıklarla beraber olun" diye buyurduğu sadıklardan... Hz Mevlana'ya demişler: “Peygamber de bir insandı.” O da demiş ki: “Haklısınız elmasta bir taştır ancak taş onun kadar değerli değildir.” Gelelim sadıklara, Allah'ın veli kullarına, mürşid-i kamillere, arayanların bulduğuna, lâkin her arayanın bulamadığına... Kitapta herkes gibi görünen bir insan-ı kâmil ile tanışıyoruz. O herkes gibi ama kimse onun gibi değil... Bir mürşidin elinden tutan bir zat bu. Bu tutuş bile ayıracaktır onu diğerlerinden. Yol erlik yolu, dava olmak davası. Hz Mevlana diyor ki; "Sanma ki yol alanlar yok İzleri belirlemeyen olgun kişiler yok Sen sırlara mahrem değilsin de Sanıyorsun ki başka çeşit erler yok." İşte hikayede ilk karşılaştığımız zât bu erlerden... Sözü uzatmayalım. Mürşidi emaneti ona tevdi ediyor ancak o buna kendini layık görmüyor, hâm nazarıyla bakıyor kendine. Pişenler hâmım dediği için değil; riyasız, şeksiz şüphesiz kendinde bir varlık görmediği
SırMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201110,2bin okunma
Zehra çelebi
Son bölümü bir türlü çözemediydim, bir daha sizin yorumunuz üzerinden bakarak anlamaya çalışacağım.