Gördüğüm ve hissettiğim acılardan yoruldum artık . Yağmur altında bir ispinoz gibi yalnız, hep yollarda olmaktan yoruldum Hiçbir zaman bana eşlik edecek, bana nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi Ve nedenini söyleyecek bir yoldaşım olmadan. İnsanların birbirlerine karşı bu kadar kötü olmalarından yoruldum. Yardım etmeye çalışıp da edemedim bütün o zamanlardan. Karanlıkta olmaktan yoruldum. Asıl da acıdan. Çok fazla...
Eğer sona erdirebilseydim yapardım. Ama yapamıyorum
Hayatımın analarının, hatırlanan bir hayatın anları gibi birbirini izlemesini istemiştim. Zamanı kuyruğundan yakalamaya kalkışmanın böyle bir önemi olabilirdi...
Bütün bu "siz" ler, "iz" ler, "uz" lardan sıkılırım ben. Yapmacık, fazlalık gibi gelirler bana. İkinci konuşmamda 'sen' diyemeyeğim biriyle bir daha konuşmam. Ne dersin(iz)?
-Galiba sizi anlıyorum.
--Yanılıyorsun. "Siz" anlanamaz , "sen" anlanır. Bazı kitaplarda "sizi seviyorum" u okuyunca gülerim. Sanki "siz" sevilirmiş! "Sen" sevilir, değil mi?