Zerrin Kılıç

Zerrin Kılıç
@Zerrin_den
Hayat siz planlar yaparken yaşadıklarınızmış
57 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Sıfır Noktasındaki Kadın
Puan vermedi
“ Gözlerine kara gözlükler takıp sonra da güneşi göremediğini söylüyorsun.” Yazar Seddavi araştırma yapmak için kendini Kanatır Cezaevinde bulur. Orada karşılaştığı bir mahkum kadından etkilenerek bu kitabı yazmaya karar verir. Sayfalar ağırlaştıkça bu bilgi sizi daha da yoruyor. Gerçek olduğunu bilmek, Firdevs’in hayatını onun anlatımından okumak, aile kavramını bilmeyen, paranın değerini çok sonradan keşfeden, hayatın akışında birçok bilmesi gereken kavramı yaşayarak öğrenen bu kadını tanımak, sıfır noktasında olmak nedir sorusunun cevabını aramak yazarın satırları sayesinde sizi de düşündürüyor. Firdevs kendi özgürlüğünü keşfedene dek ( oda tartışmalı) önce babasından, sonra amcasından, kocasından, aşık olduğu adamdan kötülük görmüş bir kadın. Var olmak, hayatta kendi değerini anlamak, saygın bir insan olmak istedikçe en karanlık dünyaya, sona doğru çekilmiş biri. Yazar ölüm hücresinde Mısırlı Firdevs’i kendisiyle nasıl konuşmaya ikna etmeye çallıştığını anlatarak başladığı kitabını, onun dilinden sürdürüp, kendi son sözü ile kapatıyor kitabını. Güzel bir kitaptı, etkisi güçlü, okuması kolay ve hızlı ama sindirmesi oldukça güç.
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
Reklam
Ayfer Tunç
Puan vermedi
Ayfer Tunç’u Yeşil Peri Gecesi üçlemesiyle okumaya başlamıştım ve çok sevmiştim. Ancak, bu kitabı bana göre değil. Kullanılan dildeki farklılıklar, bazı cümlelerin havada kalması, üslup, olaylar arasındaki geçişler ve özellikle karakterin 30 yıllık metres hayatını sıradan bir şekilde anlatması, hikayeye ısınmamı zorlaştırdı. Yazar, kitabında üç kuşak kadının hikayesini, son temsilcisi olan Şehnaz’ın bakış açısından aktarıyor: Şehnaz, annesi Ayhan ve anneannesi Şehbal. Bu üç kuşak kadının taşıdığı sırları, zaafları, çaresizlikleri yaşadıkları kötü zamanlar, kadın olmanın tüm zorlukları o dönemin değer yargılarıyla birlikte anlatılıyor. Anlatıcının iç konuşmaları ve düşünce bölünmeleri de bizlere yansıtıırken, yazar, “Kadınlar annelerinin kaderini yaşar” cümlesine atıfta bulunarak, sessizce biriken yüklerin nasıl en ufak bir darbede çığ gibi kadınların üzerine düştüğünü kelimeleriyle paylaşmış. Biriken sırlar siz dışarıya ne kadar kendinizi farklı gösterseniz de sizi her zaman gölge gibi takip ederler. Kadın olmak zor, özellikle yalnız bir kadın olmak… Buna rağmen güçlü kalmak çok daha zor. Kitabın ana teması da aslında bu üç neslin bastırılmış hikayelerini anlatmak.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,9bin okunma
Puan vermedi
Eşekli Kütüphaneci, Fakir Baykurt’un hasta yatağında yazdığı son eser olarak nitelendirilirken, o günlerde tüm gücüyle gerçekleştirdiği düzeltmeleri ve notları ile basılmıştır. Larisalı Dimitrios köklerinin mübadele döneminde Yunanistan’a göç etmek zorunda kalması nedeniyle büyükannesi ve teyzesinin isteklerini dikkate alarak Ürgüp’e gelir. Ürgüp’te daha sonra kendisine kan kardeşi olacak Aziz ile yolları kesişir. Aziz va ailesini tanıdıkça hem Aziz ‘in babası olan Mustafa Güzelgöz ‘ün hikayesi hemde gösterdikleri ilgi onu Ürgüp’e daha çok bağlar. Yazar aslında Dimitrios ve Mustafa Güzelsoy’un diyaloğları üzerinden bizlere Eşekli Kütüphaneciyi tanıtmış ve yaptıklarını detaylı işlemiştir. Aziz’in babası Mustafa Güzelsoy Eşekli Kütüphaneci olarak bilinen şahsına münasır birisidir. Otuzdan fazla köy halkına onlar kütüphaneye gelsin mantığından çıkıp eşekle kitaplar taşımıştır. “Dünyayı değiştirmek istiyorsan önce kendinden başlamalısın” sözüne en büyük örneklerden biridir. Gerçek bir hayat hikayesi olan Mustafa Güzelgöz’ün hayatı başarılarla doludur. 1940 lı yıllarda masabaşında memuriyetini tamamlayıp bana mı kaldı demek yerine köy köy dolaşıp katırla kitap dağıtmış, o günün şartlarında köy halkına yardımcı olmaya çalışmıştır. Kendi hikayesinin kahramanı olan o güzel insan ne yazıkki iyiye düşman olan kişiler yüzünden erken emekli olmak zorunda kalmış. Yazar onun hikayesini bizlere akıcı bir dille aktardığı gibi, o günün halkı, zihniyeti, yaşam standartları, Türk -Yunan dostluğu, eğitim sistemi hakkında da bilgeler yansıtmıştır. Güzel ve bilinen bir hikaye ama yazarın kelimeleri ile okumak daha keyifliydi. İ
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Masumiyet Müzesi
Puan vermedi
Masumiyet Müzesi Son zamanlarda özellikle dizisinin yayın tarihi belli olunca heryerde paylaşılan o kitap. Orhan Pamuk’dan sadece Kar romanını okumuş, siyasal bir roman olması ve kars şehrinin tasviri nedeniyle oldukça ilgimi çekmişti. Masumiyet Müzesi yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu ama bende Kar kitabındaki etkiyi yapamadı. Belki de beklentim çok yüksek olduğu için aradığım o duyguyu bulamadım. Ben kitabı bitirdikten sonra diziyi de izledim ve aynı yörüngede olmaları açıkçası daha çok hoşuma gitti. Bazan kitaplar ekranlara yansıyınca aynı hissiyatı veremiyorlar, yada o film kitabın önüne geçiyor. Kemal ve Füsun aşkı. Aşka dair herkesin tanımı farklı olabilir ama hissedilen duygu aynıdır. Aradaki yaşananlar o duyguyu ya bambaşka bir noktaya taşır yada bitirir. Bu biraz da aradaki bağ ile ilgilidir. Onların yaşadıkları duyguda bir aşk mıydı yada Kemal’in Füsun’a deli gibi takıntılı olmasımı. Aşkın en olağan haliyle başlayıp en karanlık ve umutsuz köşelerine uzanan bir yolculukmuydu biraz da. Çaresiz bir savaş, bitmeyen bir takıntı, delicesine bir saplantıydı bizlere yansıyan. Kitap üzerine bir çok şey söyleyebiliriz aslında bunlardan biride Kemal’in tüm sevgisine saplantısına rağmen bu mutsuz durumdan kendini neden bir türlü çıkaramaması gibi. Gerçi o tek cümleyi söyleseydi bu hikaye de olmazdı. Aşkın binbir halini okuduğumuz bu satırlarda eşyalara anlamlar yüklemenin insana nasıl iyi geldiği gibi bir süre sonunda da artık vazgeçememe ve bir türlü bırakamama konumuna da getirdiğidir. Kitapla ilgili güzel bir noktada “Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum” cümlesiyle başlamasından sonra; “Herkes bilsin çok mutlu bir hayat yaşadım” cümlesiyle bitmesidir.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Hamnet
Puan vermedi
Hamnet… 16. yy İngiltere’sine dair tarihsel gerçeklerden yola çıkan yazar yıllarca okunacak bir kurgu roman oluşturmuş. İnanılmaz etkileyci bir yas hikayesi. Bir ailenin yaşadığı yas sürecinde dile getiremedikleri ama yıllarca içlerinde büyüttükleri o derin acının hikayesi. Agnes romanın ana karakteri. Her ne kadar William Shakespare ve karısı Agnes’in yaşadıkları derin acıya ait bir kitap gib dursa da kitabın içeriğinde Shakespare’dan ismiyle hiç bahsedilmemiş diyebiliriz. Filmi izlemedim ama 2025 yılında vizyona girdiği için bizim ülkemize geç gelsede kısa kesitlerini gördüm. İzleyenler yorum olarak anlatım ve ana duyguyu aktarmada farklılıklar olduğunu dile getirmiş. Beni kitap içinde en çok etkileyen ise bir annenin sezgileri, çaresizlikleri, pişmanlıkları ile yaşadığı sessizliğin ardından, dile getirmeden aktardığı o yas süreci oldu. Bağırmak yok, büyük büyük kelimeler yok, isyan yok, dramlar ve acının dışa vurumu yok ama o derin kayıp öyle usul usul evin içine işleyip bir aileyi değiştiriyorki duyguların derinliğini hissetmemeniz mümkün olmuyor. Kitabın en büyük ve etkileyici özelliği ise yazarın Agnes ve çocuklar üzerinden hikayeyi aktarması olmuş. Çok çok iyiydi okumadıysanız şans verebilirsiniz.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,3bin okunma
Reklam