“ Gözlerine kara gözlükler takıp sonra da güneşi göremediğini söylüyorsun.”
Yazar Seddavi araştırma yapmak için kendini Kanatır Cezaevinde bulur. Orada karşılaştığı bir mahkum kadından etkilenerek bu kitabı yazmaya karar verir. Sayfalar ağırlaştıkça bu bilgi sizi daha da yoruyor.
Gerçek olduğunu bilmek, Firdevs’in hayatını onun anlatımından okumak, aile kavramını bilmeyen, paranın değerini çok sonradan keşfeden, hayatın akışında birçok bilmesi gereken kavramı yaşayarak öğrenen bu kadını tanımak, sıfır noktasında olmak nedir sorusunun cevabını aramak yazarın satırları sayesinde sizi de düşündürüyor.
Firdevs kendi özgürlüğünü keşfedene dek ( oda tartışmalı) önce babasından, sonra amcasından, kocasından, aşık olduğu adamdan kötülük görmüş bir kadın. Var olmak, hayatta kendi değerini anlamak, saygın bir insan olmak istedikçe en karanlık dünyaya, sona doğru çekilmiş biri.
Yazar ölüm hücresinde Mısırlı Firdevs’i kendisiyle nasıl konuşmaya ikna etmeye çallıştığını anlatarak başladığı kitabını, onun dilinden sürdürüp, kendi son sözü ile kapatıyor kitabını.
Güzel bir kitaptı, etkisi güçlü, okuması kolay ve hızlı ama sindirmesi oldukça güç.