Yine bana çok şey kattın,yine çok severek okudum #Osmanbalcıgil iyi ki yazdın,iyi ki okudum varlığın daim olsun..
Ben daha önce hiç Suat Derviş okumadım,bildiğim tek kitabı da Fosforlu Cevriye,oysa kadın yazarları özellikle Halide Edib gibi Suat Derviş gibi güçlü ve gözü pek kadın yazarları okumayı daha yeğ tutarım,nasıl yolum düşmedi kitaplarına kendime şaşıyorum.Belki de önce hayatını,davasını öğrenmem onu anlamam için daha iyi olacaktır.Sözün özü bir kitap başka bir çok kitaba götürecek beni..
Nazım'la selamlaştık ilk sayfalardan,aşıktı Suat'a gönlünü çalamasa da arkadaşlıkları baki kaldı.Yüzlerce kez denk geldiğim sevgiliye sitem niyetiyle paylaşılan "Bence şimdi sen de herkes gibisin" şiir dizesinin muhatabıydı Suat,şimdi daha anlamlı..Yazarlık ve gazetecilik serüveninin ilk adımına da vesile oldu Nazım ve Suat bu dostluğu hiç unutmadı.Bütün gücüyle adadı kendini mesleğine Mehmet Rauf'un dost eli hep yanı başındaydı.Şairler,yazarlar,aydınlar bakımından öyle zengin,öyle üretken bir dönem ki her sayfada biriyle selamlaşıyorsun.Bir çeviriyorsun Cevat Şakir,bir çeviriyorsun Yusuf Ziya,bir çeviriyorsun S.Ali,bir çeviriyorsun H.İ.Dinamo ve daha niceleri..
1.ve 2.Dünya Savaşı,Cumhuriyetin kuruluş yılları,İstanbul ve edebiyat dünyası,dönemin gazete yayın işleyişi,yasaklar,ülkelere seyahatler,bitmek bilmeyen taşınmalar (tam on beş ev değiştiriyor)dört evlilik ve her hazırlanan bavulun üzerinde annesinin aldığı "İpek Sabahlık" ...
Pırıl pırıl zekası,üretkenliği ve aydın yanına rağmen "yasaklı" isim, görünmeyen el ve müstear adla basılan kitaplar..Bunca emeğin ve yeteneğin karşılığı bu olmamalıydı.Kitabı yabancı dile çevirilen ilk yazarlardan ol,başka ülkelerde çaldığın her kapı ardına kadar açılsın ama kendi ülkende adın sakıncalı olsun hak mıydı bu?