Başımıza gelen musibetler, günün birinde yokluğa karışıp gidecek.bu beden ,bu ilişkiler, bu sorunlar ve bu nimetler içinde yer tuttuğu tarih ve coğrafyayla birlikte kaybolup gidecek.
Annemin odasında oturuyordum odalarımıza çekilmeye niyetlenmiştik ki televizyonu normal yayın akışı kesildi ve olay yerinden canlı yayın verilmeye başlandı. Her taraftan bu terör olayını kınayan reddeden suçlayan ve en ağır biçimde tepki gösterilmesini talep eden demeçler peş peşe sıralanıyordu bu konuda ne düşünüyorsun? der gibi ibrahim'e baktım. O da amacıma anlamış olacak ki şöyle dedi:" şu zalim dünyayı görmüyor musunuz? 8 aydan beridir halkımız boğazlanıyor. işgal ordusunun bütün cehennem silahları üzerimize ölüm kusuyor. En gelişmiş silahları, uçakları tankları üzerimizde deniyor ama bütün dünya sağır ve dilsiz vaziyette durup seyrediyor. Üzülme uğrayan mağlup edilerek her türlü baskıya maruz kalan bizler en alt düzeydeki özgür ve onurlu bir hayat için hakkımızı talep etmeye yönelik en küçük bir eylem gerçekleştirdiğimizde ise her taraftan kınama sesleri yükseliyor bizim milletimizden hatta halkımızdan bile kınayan kabul edilemez bulan sesler çıkıyor ama bütün bunların hiçbir değeri yok çünkü rabat'tan jakarta'ya kadar günlerdir meydanlara akan milyonlar bizden bunu istiyor. Yoksa dünya bu isteği duymadı mı? İslam ümmeti" intikam intikam kassam tugayları " diye slogan atıyor ümmetimiz bundan başka nasıl bir intikam istiyor olabilir acaba ümmetimiz bunu istediğine göre bizim de kendimizi savunma hakkımız var ne sakıncası olabilir ki bunun?