Sonra oğlan ansızın eğildi,dudaklarını onunkilere bastırdı;kız yine ses çıkarmadı.
O anda,Anne'nin şanla şerefle,sığırcık kuşlarıyla ilgili bütün sözleri Leyla'ya önemsiz göründü.Hatta saçma.
Bütün bu öldürmelerin,yağmaların bunca çirkinliğin ortasında,bir ağacın altında oturup Tarık'la öpüşmek öyle zararsız ,öyle naifti ki.
Küçücük bir şey.Kolayca bağışlanabilecek bir zaaf ânı...
Nana elindeki yem tasını bıraktı.Bir parmağıyla Meryem'in çenesini tuttu kaldırdı.
"Bana bak,Meryem."
Meryem istemeyerekte olsa baktı.
"Bunu öğren,kafana iyice sok kızım" dedi Nana."Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi,bir erkeğin suçlayan parmağı da daima,mutlaka bir kadını gösterir her zaman.Bunu hiç unutma,Meryem"