Ataerkil evlilik, zevcenin hoşgörülü düşünceliliğiyle almaktadır efendiden öcünü, erkeğin kendine acıyışına ve yetersizliğine ilişkin bu veciz yazıklanışla formüle dönüşmüş bir düşüncelilik. Erkeğin üstünlüğünü öne süren ve düpedüz
yalan olan ideolojinin altında gizli bir ideoloji daha vardır, ötekinden daha doğru da olmayan bir ideoloji: Zayıftır erkek, çekip çevirmelerin, manevraların, yalan dolanın kurbanıdır. Oysa kılıbık koca da düşman dünya ile boğuşmak üzere evden çıkanın gölgesidir. Kadının kocasına gösterdiği dar kafalı anlayışlılığın aynısıyla çocuklar da büyükleri yargılar. Kocanın otoriter iddialarıyla özel alanda zorunlu olarak ortaya çıkan çaresizliği arasında gülünç bir oransızlık vardır. Birlikte görünen her evli çift komiktir; kadının sabırlı anlayışlılığı da bu
gülünçlüğü dengelemeyi amaçlar. Uzunca bir süredir evli olup da arada bir kocasının küçük zaaflarını çıtlatarak onu biraz olsun kendinden uzağa yerleştirmeyen tek bir kadın yoktur. Sahte yakınlık diş bilemeye yol açar ve tüketim alanında güçlü olan da metâları kontrol edendir.