Ben affetmenin tanımını yıllar sonra şöyle yaptım kendimce:
"Affetmek, geçmişi aklamak değil; geleceği zehirlememek için kalbini arındırmaktır."
.
Çünkü affetmedikçe, her yeni günü aynı zehirle başlatırız.
“Bir gece sabaha karşı, göğsünde yedi tane bıçağın itidalle çevrildiğini hissedersen, hatırla. Umarım hissetmezsin ama yine de hatırla. Canım öyle yandı işte.
İçimde bir ateş, üşüyordum. İnsan insanı anlamazdı zaten ama ben her seferinde bile isteye aynı kuyulara tekrar düşüyordum. Alıştım buna. Bir gece uykudan uyan ve tavanı izle. Düştüğün yerlerde beni ara, korktuğun anlarda ellerimi anımsa; ben hep orada olacağım. Yokluğumla. “