Zeynep Çelik

Zeynep Çelik
@ZeynepinOkumaListesi
Okul öncesi öğretmeni
Gazi Üniversitesi okul öncesi öğretmenliği
Ankara
Denizli, 25 Ekim 2001
10 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
Günde on kez yenmelisin kendini: bu iyi bir yorgunluk verir ve ruhuna afyon gibi gelir. Günde on kez yeniden barışmalısın kendinle; çünkü kendini yenmek burukluk yaratır ve kötü uyur barışık olmayan. On hakikat bulmalısın günde: yoksa gece de ararsın hakikati ve aç kalır ruhun. Günde on kez gülmelisin ve neşeli olmalısın: yoksa gece rahatsız eder seni miden, bu dert küpü. Çok az kimse bilir bunu: ama iyi uyumak için bütün erdemlere sahip olmalı. Ve insan tüm erdemlere sahip olsa bile bir şeyi çok iyi bilmeli: erdemleri bile zamanı gelince uykuya göndermeli
Sayfa 22 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Said Duygu isimli okura yanıt verildi
Zeynep Çelik
Yaa jffjjfkckxnd
Reklam
Mihrap
Ben seksenleri yaşayanlardan dinlemekle yetinebiliyorum. Ama bu kitap bize o yılları öyle güzel aktarıyor ki nutkum tutuldu. Bir çocuğun inandıkları, o dönemdeki olaylar ve kendi çevresi bağlamında öyle güzel bir dille aktarılıyor ki kitaptan çıkıp günümüz çağında yetişkin olurken afalladım resmen. Sesli olarak dinlediğim için mutlaka alıp kütüphaneme ekleyip en az bir kere de kendim okuyacağım bir kitap oldu. Okuyun veya dinleyin ama mutlaka bu kitaba maruz kalın bu kitapla bütünleşin...
Zeynep Çelik
Sinem Sal'ın Mihrap kitabına dair naçizane düşüncelerim
deli darbesi yeni baskıda
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
emre timur Şizofren şizofren 10. baskı- mukaddime ilk formunun "deli darbesi" ismiyle yazılmaya başlandığı ve kadınlar koğuşunun anlatıldığı 13 ocak 2017'de, evimde yaşayan bir böcek tarafından silinmiş olan şizofren, ikinci kez yazılmış tek kitabımdır. tabii böceğin ezilmesinden sonra... aynı zamanda en çok teveccüh gören ve ismimi duyuran kitaptır. İşte yeni baskısının mukaddimesi... sadece gözüne kıymık batmışların görmek zorunda kaldığı hakikati gördükten sonra unutmak ne mümkün? bir saldırı ile yok edilmesi üzerine tekrar yazılan, bu kaderiyle de tarkosvky’nin stalker’ına benzeyen, devamlı etrafında döndüğüm asıl mevzuyu, “delirmek ve anlamak” mevzuunu anlatmak için tepindiğim, adımdan ve diğer eserlerimden daha meşhur olan şizofren romanımın inkılâp kitabevi bünyesindeki baskısını avuçluyorsunuz. tıpkı kitabın seksenlerin delirmiş türkiye’sini avuçlaması gibi. şunu belirtmekte fayda var ki psikoloji bilimi kazındıkça kazınıyor ve insanı tarif edebileceği bin şablon çıkartıyor da hâlâ yaklaştığını hissetmiyor. işte böyle gizdir insan. davranışçı ekol, dev bir laboratuvar faresi yapıyor insanı pozitivizm etkisiyle; biyolojik yaklaşım, ille, diyor, kafatası içindeki sulu pembe şeye bakalım; sosyoloji, kültüre vurgu yapıyor; psikodinamik yaklaşım iniyor çocukluğa ve niş görülen varoluşçu yaklaşım başka başka şeyler diyor… adını anmadığımız niceleri elbette… nemenem şeydir şu insan bilmem ama onu en iyi anlatmanın yolu onun patolojisini anlatmak ve en iyi anlatıcı patoloji de kanımca şizofreni. evet, delirmek deyince akla ilk gelen şeydir kendisi. son derece yanlış anlaşıldığı halde hem de. cemiyetten, kültürden, geçmişten, yani sosyolojiden de yolamıyoruz insanı, o yüzden toplumsal patolojilere bakınca türkiye için en ideal anlatı şüphesiz toplu cinnetimiz 12
Edebiyat
ŞizofrenEmre Timur · Az Kitap · 2018567 okunma
carpediem isimli okura yanıt verildi
Zeynep Çelik
Hepimiz bu platformu kullanan okurlar olarak az çok imla biliyoruz. Bu yorumu okumadan bir saniye önce kafamda 'mevzusunu yerine mevzuunu şeklinde doğru kullanımını ne kadar nadir görüyoruz' düşüncesi vardı. Yorumunuzu görünce çok şaşırdım.