Sefaletin gözyaşı döktüğü tenha, ıssız bir sokaktan geçerek, piskoposun şatafatlı özel konutu önündeki piskoposluk bayrağının altında yolunu kaybediyor.
“Saraylar… Yanar tabii,” diyor Adnan Abi.”Halkı fakir olan zalimlerin sarayları er geç yanar.Alev almamış tek bir saray yoktur dünyada. Kimini gerçekten alevler sarar, yakar, kimi paçasından tutuşur yanar. Ama her saray mutlak yanar.”