Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sokağı edebiyata taşıyan yazarımızın okuduğum ilk eseri. Kitabın başlarından itibaren mahallenin kadınları arasında geçen konuşmalardan bu sözün haklılığını görebiliriz.
Dönemin İstanbul’unu,yaşayışını,toplumun kadına bakış açısını, cahilliği gözler önüne sermesiyle gayet akıcı ve eğlenceli bir eser.
Konusu
Halley isimli bir kuyrukluyıldızın dünyaya çarpacağı söylentisi herkeste bir telaşa neden olur. Yaşadığı kötü bir olay sonrasında kadınlardan nefret eden ve kadın düşmanlığıyla ilgili yazdığı yazılarla tanınan ana karakterimiz İrfan Galip Bey’dir. Şöhret hırsıyla yanıp tutuşan karakterimiz için bu çok iyi bir fırsattır. Bu durumla eğlenmek üzere verdiği konferanslarda ismini bile bilmediği bir kadına aşık olur. Biz de roman boyunca iki şahsın arasında geçen mektuplaşmaları okuruz.
“Yüksek ideallerden yoksun olan toplum zorbalıkla,kaba bir sefahatle ve ikiyüzlülükle çeşitlendirilmiş cansız,anlamsız bir yaşam sürdürmektedir. Namuslular kıt kanaat geçinirken,namussuzların karnı tok sırtı pektir.”