Zehra Özhan

Zehra Özhan
#Istandwithpalestine #berrenbahrenvecevven Bir çürük ipte binbir hülya... Kitaplar, çiçekler, dağlar ve denizler; ruhu olan, baktığını güzel gören, güzele talip olan ne varsa...

Zehra Özhan

, bir kitap okudu
10/10
·132 syf.·
2023 25. kitabı
Nureddin Yıldız
9.2/10 · 2.604 okunma
Reklam
“Evet, İslam ile müşerref olmanın gerektirdiği ağırlığı gösteremeyen ve nefislerinin hissiyatına esir düşen bazı erkekler kadına eziyet etmişlerdir. Yaptıkları eziyeti, dine mâl edenler de olmuştur. Tarihte veya bugün Müslümanlar arasında bunun örneklerini bulmak mümkündür. Bir veya bin örnek üzerinden bir topluma herhangi bir suç isnat edilebilir. Kitabı olan, Peygamber’inin Sünneti kayıtlı olan bir dine isnat edilebilecek bir eksiklik ya da arıza, o dine inanmışlara isnat edilen gibi olamaz. Akılla ve mantıkla düşünülecekse olmamalıdır da. Dinin kaynağı, ona iman edenler değildir. Din, Kur’an dinidir, Peygamber Aleyhisselam’ın Sünnet’inin dinidir. Konunun adı ne olursa olsun ya da sorunun derinliği, tarihi bağları nereye dayanırsa dayansın, dinin temelleri olan Kur’an ve Sünnete dönmek, bu iki kaynağa göre de karar vermek durumunda olmalıyız. Erkeğin kadınla, kadının erkekle sürtüşmesini, kazanılmış bir imtihana dönüştürmenin başka yolu bulunamaz. Sorun kalkmaz ama bu sorundan biz kazanabiliriz. Önceki nesillerin helakine sebep olmuş boyutta olsa bile bizim için kazanma vesilesi olması mümkündür.“
Sayfa 192·Kitabı okudu
Din
"Düşünüyorum da, şu hayat dediğimiz şeyin ne hoş ödülleri vardı; şuna buna hınç duymak, kin beslemek ne kadar yersizdi ve dostluklar kurabilmek ve kafa dengi kişilerle birlikte olabilmek ne kadar gıpta edilecek bir durumdu..."
Sayfa 18·Kitabı okudu
Hayata Dair
“İnsanın niçin acı çektiği aklıma geldi. Olaylar insanı üzer miydi? Hadiselerin böyle bir özellikleri var mıydı, yoksa bizim algılarımızla mı acıya dönüşüyorlardı? Sonuncusu olmalıydı. Acıyı biz kendimize çektirdik. Sonra da hadiseleri suçlu kabul ederdik. Aslında olaylar ruhumuzu ve kalbimize ulaşamazdı. Hadiseler ancak nefsimize ulaşırdı. Kalp ve ruh Allah’la bağlıydı; nefis ise olaylarla ve dünyayla. Öyleyse olaylar insandaki nefis ve benliğin ölçüsüydü. Benliğimiz ne kadar güçlü, ne derece nefisle bağlı isek olayların altında o kadar kalıp, o kadar üzüntü duyuyorduk. Hadiseler karşısında duyduğumuz acı nefis ve benliğimizin bizde hükmediş ölçüsünü veriyordu. Rabbimin bu duyguları bana hissettirip olayların zahirden bâtınına intikal ettirmesine şükrettim.”
Sayfa 174·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı