“Evet, İslam ile müşerref olmanın gerektirdiği ağırlığı gösteremeyen ve nefislerinin hissiyatına esir düşen bazı erkekler kadına eziyet etmişlerdir. Yaptıkları eziyeti, dine mâl edenler de olmuştur. Tarihte veya bugün Müslümanlar arasında bunun örneklerini bulmak mümkündür. Bir veya bin örnek üzerinden bir topluma herhangi bir suç isnat edilebilir. Kitabı olan, Peygamber’inin Sünneti kayıtlı olan bir dine isnat edilebilecek bir eksiklik ya da arıza, o dine inanmışlara isnat edilen gibi olamaz. Akılla ve mantıkla düşünülecekse olmamalıdır da. Dinin kaynağı, ona iman edenler değildir. Din, Kur’an dinidir, Peygamber Aleyhisselam’ın Sünnet’inin dinidir. Konunun adı ne olursa olsun ya da sorunun derinliği, tarihi bağları nereye dayanırsa dayansın, dinin temelleri olan Kur’an ve Sünnete dönmek, bu iki kaynağa göre de karar vermek durumunda olmalıyız. Erkeğin kadınla, kadının erkekle sürtüşmesini, kazanılmış bir imtihana dönüştürmenin başka yolu bulunamaz. Sorun kalkmaz ama bu sorundan biz kazanabiliriz. Önceki nesillerin helakine sebep olmuş boyutta olsa bile bizim için kazanma vesilesi olması mümkündür.“