Ziyafetçi:
<İki yıl sütle besledim bu danayı ben,> dedi; <bir oğul gibi baktım!>
Çiçikov:
<Olanaksız,> dedi.
<Hele bir deneyin bakalım; sonra olanaksız dersiniz.>
<Olanaksız, diyorum size; artık yer yok midemde!>
<Kilisede de yer yoktur; ama, belediye başkanı girdi mi yer bulunur. Oysa kilisede öyle bir kalabalık vardır ki iğne atsan yere düşmez. Deneyin gene siz: bu parça belediye başkanı gibi gelir.>
Çiçikov denedi; parça tıpatıp belediye başkanına benziyordu. Dana parçası, mideye inemez göründüğü halde, gene de yer buldu.