Önce kısaca özetleyelim. Kitabın başkarakteri Dionysos, Zeus'la ölümlü Semele'nin oğludur. Here kıskançlığı yüzünden önce Semele'ye tuzak kurarak öldürür, bu sırada çocuğu düşer. Zeus oğlu yaşasın diye onu kendi baldırında saklar.
“Gel, Dithyrambos, baldırıma gir,
bir erkeğin rahminde büyü.
İstiyorum ki, ey Bakkhos, Thebai seni
iki kere doğmuş tanrı diye
ansın ve kutlasın.”
Bakkhos, Dionysos'un diğer adıdır. Bu şekilde hayatta kalan Dionysos, diğer tanrılar ve halk onu ölmüş bilirken o artık tanrılığını kanıtlamak ister ve Thebai'ye gelir. Hikaye de burada başlıyor.
Kitabın ikinci karakteri Pentheus, Thebai şehrinin kralıdır. Şehrine gelip kadınları kandıran, onlara şaraplarla şölenler düzenleyip kendini Zeus'un oğlu diye tanıtan Dionysos'a kızgındır. Dionysos, şarabı ilk bulan ve insanlığa sunan tanrıdır.
"Zeus’un oğlu Dionysos
düşkündür sevincine şölenlerin!
Sever Dionysos barışı,
insanları rahata kavuşturan,
çocukları besleyip büyüten tanrıçayı.
Odur veren zengine de, fakire de
keder dağıtan şarabın ferahlığını.
Sevmez Dionysos,
cömert günlerin, gecelerin
sevincine varamayan insanı.
Uy aklın dediklerine,
kapılma gurura ve derin düşüncelere;
İnan en basit halkın inandığına,
onun yaşadığı gibi yaşa."
Kitapta çift karakterlilik de işlenmiştir. Dionysos, Pentheus ve annesi Agaue'de görülür. Kitabın içinde şöyle açıklayıcı bir not da var:
"Sarhoşluğun başlıca özelliği insanları ikileştirmesidir: Eskiler sarhoşluğu ruhların içyüzlerini,alt bilinçlerini meydana çıkarmak için bir araç olarak kullanıyorlardı."