Sena

Sena
@Zsenakrts
ist. üni. cerrahpaşa tıp
hatay
419 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Şarap ve Tanrılar
9/10
·74 syf.··
2020 168. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2020 19:34
Önce kısaca özetleyelim. Kitabın başkarakteri Dionysos, Zeus'la ölümlü Semele'nin oğludur. Here kıskançlığı yüzünden önce Semele'ye tuzak kurarak öldürür, bu sırada çocuğu düşer. Zeus oğlu yaşasın diye onu kendi baldırında saklar. “Gel, Dithyrambos, baldırıma gir, bir erkeğin rahminde büyü. İstiyorum ki, ey Bakkhos, Thebai seni iki kere doğmuş tanrı diye ansın ve kutlasın.” Bakkhos, Dionysos'un diğer adıdır. Bu şekilde hayatta kalan Dionysos, diğer tanrılar ve halk onu ölmüş bilirken o artık tanrılığını kanıtlamak ister ve Thebai'ye gelir. Hikaye de burada başlıyor. Kitabın ikinci karakteri Pentheus, Thebai şehrinin kralıdır. Şehrine gelip kadınları kandıran, onlara şaraplarla şölenler düzenleyip kendini Zeus'un oğlu diye tanıtan Dionysos'a kızgındır. Dionysos, şarabı ilk bulan ve insanlığa sunan tanrıdır. "Zeus’un oğlu Dionysos düşkündür sevincine şölenlerin! Sever Dionysos barışı, insanları rahata kavuşturan, çocukları besleyip büyüten tanrıçayı. Odur veren zengine de, fakire de keder dağıtan şarabın ferahlığını. Sevmez Dionysos, cömert günlerin, gecelerin sevincine varamayan insanı. Uy aklın dediklerine, kapılma gurura ve derin düşüncelere; İnan en basit halkın inandığına, onun yaşadığı gibi yaşa." Kitapta çift karakterlilik de işlenmiştir. Dionysos, Pentheus ve annesi Agaue'de görülür. Kitabın içinde şöyle açıklayıcı bir not da var: "Sarhoşluğun başlıca özelliği insanları ikileştirmesidir: Eskiler sarhoşluğu ruhların içyüzlerini,alt bilinçlerini meydana çıkarmak için bir araç olarak kullanıyorlardı."
Edebiyat
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,234 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·160 syf.··
2020 164. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2020 06:02
jung'ın analitik psikolojisini kavramlarıyla beraber açıklamış; hem kendi sözleriyle hem de jung'un eserinden alıntılar yaparak. arketipler, psikoterapi, rüyalar ve yorumları gibi birçok bölümden oluşuyor kitap. jung'ın fikirleri sade, basit bir şekilde anlatılmış. ama fikirlerinin özeti değil, özetinin özeti olamayacak bir kitap.. 160 sayfalık bir kitaba göre içerik ve anlatım yeterli, öz. sona doğru birkaç gereksiz kısım olduğunu düşünüyorum, yazarın jung'a sevgisinden olsa gerek, "bakın jung doğru söylüyor, biraz çeki düzen verin kendinize. yoksa bu hayatınız ve toplum yaşanacak gibi mi?" söylevlerinde bulunuyor, tabi bilimsel sayılabilecek bir dille. daha ayrıntılı içerik ve daha az basit bir dil beklerdim. jung psikolojisine giriş kitabı sayılabilir.
Edebiyat
Jung Psikolojisinin Ana HatlarıFrieda Fordham · Say Yayınları · 2015229 okunma
Puan vermedi·239 syf.··
2020 98. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2020 23:37
Namık Kemal'den Halide Edip'e, Atilla İlhan'dan Orhan Pamuk'a kadar. Puşkin'den Goethe'ye, Umberte Eco'dan Marquez'e adını tarihe yazdırmış 100 yerli ve yabancı romancı. Kitap biyografilerden, ünlü isimlerin yazarlar hakkındaki sözlerinden ve eserlerinden (ve Türkçeye çevrilmiş) oluşuyor. Edebiyat ve roman çevresine biraz daha hakim olabilmek için ideal bir kaynak
Edebiyat
Tarihe Adını Yazdıran 100 Büyük RomancıSabri Kaliç · Maya Kitap · 2012101 okunma
Kuyruklu yıldız altında bir kitap
6/10
·136 syf.··
2020 83. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2020 14:10
"İnsan kendi seçimlerinin sahibi değildir." "Bir makinayla, bir karıncayla, bir kediyle farkımız var mı? Hiç sanmıyorum." "Kendi irademizle yaptığımızı sandığımız tüm seçimler kendi hazlarımız ve kendi ruhani rahatımız içindir." Peki bu hazları ve rahatı seçmek bizim seçimimiz olmuyor mu diye sormak istiyorsunuz: "Hayır, bize haz veren ve rahatlatan tüm bu durumlar dış etkenlerle oluşmuştur. Bize bunları seçtiren o yalancı 'irade' de eğitim ve yine dış etkenlerle oluşmuştur." Peki ya eğitim? "Doğduğumuzdan beri çevremizde gördüğümüz ve bize empoze edilen her şey. Ha bir de genetik. Bir insanın geninde mutlu olmak varsa onu hiçbir üzüntü, ölüm, acı mutsuz edemez. 'Genel' bir mutsuzluk veremez." Bunlar doğru olsa bile bir insana böyle olduğunu söylemek büyük kaoslara yol açmaz mı? "Hayır. İnsanoğlu yaratılışı itibariyle egoist, bencil ve gururlu bir varlıktır. Asla buna inanmayacak ve rahatını bozmayacaktır." ..... Evet. Benim için kitap bunlardan ibaretti, ana fikir de buydu. Bu anlattığım kısım 136 sayfalık kitabın en fazla 30 sayfasıdır. Bu nedenle kitapta çok sıkıldım. Konuyu çok basit bir anlatıma indirgemiş, bir fikri 5ten fazla tekrar etmiş ve çok fazla örnek vermiş. Bir örnekte anlayabileceğimiz hatta örneğe gerek duymayacağımız çoğu düşünceyi mark amcanın bu kadar uzatması beni rahatsız etti. 136 sayfalık bir kitaptaki çıkarımların 1 sayfa bile etmemesini beklemiyordum. Ama anlattıklarının kalitesine diyecek bir şeyim yok. Benim de aklım çelindi, bir nevi genç adam gibi oldum. Ama onun dediği gibi, bencil, gururlu bir insanım. Makine olduğumu kabul etmektense başıboş biri olduğumu düşünmeyi yeğlerim. İyi okumalar
Edebiyat
İnsan Nedir?Mark Twain · Dedalus Kitap · 202319bin okunma
Haritamızın bilinmeyen adaları
Puan vermedi·60 syf.··
2020 79. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2020 22:04
Bilinmeyen bir adanın olduğundan şüphem yok, diyordu adam. Oysa haritada tüm adalar vardı. Tamam da, bilmedikçe nasıl haritaya koyabiliriz ki bu adayı? Bunu bir kenara bırakırsak kitaptaki diğer mesele: kendine dışardan bakmadıkça kendini bilemezsin diyordu adam. "Benliğimizi mi kastediyorsun?" diye sordu kadın, pek sayılmaz dedi. Burdaki paralelliği anlarsak saramago'nun simgelerinden somutu kolayca yakalayabiliriz. Diyeceğim tamamen benim fikrimdir, kabul etmek için değil fikir olsun diye konuşuyorum sadece: Haritadaki tüm o adalar, bizim karakterimiz; düşüncelerimiz, duygularımız, tepkilerimiz, hareketlerimiz. Bunların hepsinin farkındayız. Bir haritaya sahibiz, insanlık haritasına. Biri bize kızarsa naparız? Üzülürüz, orayı terk ederiz (öylesine bir kişiden misal) bir işte başarılı olmak için naparız, işlerimizi nasıl hallederiz, ailedeki rolümüz nasıl? Bunların hepsinin cevabı var kendimizce. Ya peki kendimiz hakkında bilmediğimiz bir adamız varsa? Peki o bilinmeyen, belki bilenemeyecek, tüm denizcilerden ve düşünürlerden öte sadece kendimizin bir ömür sürecek çabasıyla bulunabilecek bir adaysa? Benlik değil, tam sayılmaz. Ama adamın dediği gibi, o adayı bulmadıkça kim olduğumuzu öğrenemeyeceğiz. Belki varoluşsal bir sorudur saramago'nun kast ettiği. Keşke ben de tam bilebilsem :)
Edebiyat
Bilinmeyen Adanın ÖyküsüJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 200927bin okunma